91,319 Mesaj - 11,681 Konu - 56,363 Üye - Son üye: hamlet846
[TIKLAYIN] ReklamStore ile sitenizden para kazanın!

Hosting Hizmetleri TOPlist
Sayfa: [1] |   Aşağı git
 
Gönderen Konu: Abraham Lincoln kimdir, Abraham Lincoln hayatı, Abraham Lincoln biyografisi [TP]  (Okunma Sayısı 501 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
αℓρєяєи
VIP
******

İtibarı : 1176
Offline

Mesaj Sayısı: 2,434


I can't be who you are!











« : Ağustos 21, 2007, 12:25:56 ÖÖ »



ABRAHAM LİNCOLN (1809 - 1865)

Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı (1861-1865). Amerikan İç Savaşı sırasında başkanlık yaptı. Köleliği kaldırma sözü vererek yeni kurulmuş olan Cumhuriyetçi Parti'nin adaylığından başkan seçildi. Savaş Abraham Lincoln'un yönetimi altındaki kuzeyin galibiyetiyle sonuçlandı. Savaşın sonralarında bir güneyli tarafından suikast sonucu öldürüldü. Köleliğe son vermesi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bütünlüğünü koruması nedeniyle ABD tarihinin en büyük başkanlarından biri olarak bilinir. Abraham Lincoln'un resmi 5 ABD dolarlık banknotların ve 1 ABD sentlik madeni paraların üzerinde görülebilir.
 
**
Abraham Lincoln, Amerikanın büyük değişimlerden geçtiği bir dönemde yaşamıştı. Politik, sosyal, ekonomik ve teknolojik alanda durmaksızın yaşanan gelişmeler, ülkeyi hızla değiştirmekte, ama bunun yanı sıra, çatışan çıkarlar nedeniyle kutuplaşmaları da arttırmaktaydı. Çıkar çatışmalarının odağında kölelik müessesesi bulunmaktaydı. Yüzyıllardır, özellikle güney eyaletlerinde, Afrikadan getirilen zenciler, köle olarak kullanılmakta, insanoğlu bir mal gibi alınıp satılmaktaydı. Ağırlıklı olarak pamuk tarlalarında kullanılan bu insanlar, en temel haklardan bile yoksun şekilde çalışırken, güney ekonomisinin hayati bir unsurunu da teşkil ediyorlardı.

Abraham Lincoln tarihe, köleliği ortadan kaldıran ABD Başkanı olarak geçmiştir. Lincoln siyah-adamın beyaz-adam ile eşit olduğu gibi bir fikri savunmuyordu. Başkan, zencilerin beyazlardan daha aşağıda olduklarını ve aynı haklara sahip olmamaları gerektiğini düşünüyordu. Fakat, siyahların da insan olduğunu, emeğin kutsal olduğunu ve bir insanın emeğinin karşılığını alması gerektiği yönündeki inancını ortaya koyması, güney eyaletlerinde ciddi tepki toplamaktaydı.  Lincolnun bu görüşünün, çocukluğunda ve gençliğinin bir kısmında tüm emeğinin, bir karşılık verilmeksizin babası tarafından istismar edilmiş olmasından kaynaklandığına inanılır.

Abraham Lincoln, 12 Şubat 1809 senesinde Thomas ve Nancy Lincolnun evladı olarak Kentucky Eyaletinin, Hardin Ilçesinde dünyaya geldi. Thomas bir marangozdu ve babasının tüm serveti ölümünün ardından büyük ağabeyine kaldığı için, kendi başına zorluklarla biriktirdiği paralarla kendi çiftliğini kurdu. Ne var ki, o yıllarda Kentucky Eyaletinin kadastro sistemi oldukça ilkeldi ve mülk sınırlarının kesin tespit edilememesi sebebiyle sık sık sorunlar yaşanmaktaydı.  Sahip olduğu iki arazinin tapusu Eyalet tarafından iptal edilince ailesi ile birlikte 1816 senesinde, hükümetin verilen tapuları garanti edebilmesi sebebiyle Indianaya taşındı. Abraham Lincoln bu taşınma olayına ilerideki yıllarda değinirken babasının "bir ölçüde köleliğe karşı olduğu için, ama esas itibarıyla tapu problemlerinden" dolayı taşındığını söyler.

Lincolnlar Ohio Nehrini geçerek Perry Ilçesi, Little Pigeon Creekde yerleştiler. O sıralarda aileleri Thomas, Nancy, genç Abraham ve ablası Sarahdan oluşmaktaydı. Lincoln, 1859da bu günlere ait düşüncelerini ifade ederken "Yeni evimize Eyaletin Birliğe yeni katıldığı dönemde yerleşmiştik. Oldukça vahşi bir bölge olan Indianada ormanlar hálá vahşi ayılar ve diğer hayvanlarla doluydu..." demektedir.

Arazinin tarıma açılabilmesi için Abraham ağaç kesme işine başladı. Oldukça genç olmasına rağmen iri yarı bir fiziği vardı ve 23 yaşına kadar elinden balta düşmeden sürekli çalıştı. Buna istisna olan durumlar ise tarlanın sürülme ve hasat mevsimleriydi. Gençliği kaslarını çalıştırıp aklını uyuşturacak kadar uzun ve oldukça zor şartlarda geçen Lincolnun vücudu öylesine atletik ve güçlüydü ki, yıllar sonra ölümünün ardından otopsi yapan doktorlar buna dikkat çekmekten kendilerini alamamışlardı.

1818 yılında Abrahamın annesinin "süt hastalığı"ndan ölmesinin ardından babası Thomas, Sarah Bush Johnston ile evlendi. Ancak trajediler Lincoln ailesinin peşini bırakmıyordu.  1828 yılında ablası Sarah, doğum yaparken can verdi. Bu iki ölümün Abraham üzerinde oldukça derin ve yaşamı boyunca iz bırakacak etkileri olmuştur. Onu tanıyanlarca da gözlemlendiği ve aktarıldığı şekilde Lincoln melankolik, çoğu zaman depresif ve ölüme eğilimli bir ruh haline sahipti.


 
Eğitimsiz Bir Çiftçi


Lincoln, gençliği boyunca neredeyse hiç öğretim görmemişti. "O günlerde insanı eğitim görmek için motive edecek pek bir şey yoktu" diye anlatırdı bu durumu. Tamamen kendi kendini eğitmiş olan Lincolnun hiç öğretim görmediğine inanmak oldukça zordur. Hele onun Ingilizceye hakimiyeti, kitleler karşısındaki muhteşem konuşma yeteneği, başarılı politik ve avukatlık kariyeri düşünüldüğünde insan gerçekten hayret içerisinde kalır. O yıllarda Lincoln zamanının büyük bölümünü babası tarafından görevlendirildiği saban başında ya da ormanda ağaç keserek geçiriyordu. Oldukça çalışkan bir insan olan Abrahamı babası zaman zaman komşularına da ırgat olarak kiralamakta, bundan elde ettiği gelirden ise ona tek bir cent bile vermemekteydi. Bir insanın emeğinin karşılığının bir başkası tarafından gasp edildiği bu durumun Lincoln üzerinde yarattığı infialin,  onun kölelik karşıtı düşüncelerinin temelinde yatan unsur olduğu söylenebilir.

1830 senesinde Abrahamın babası tekrar taşınmaya karar verdi ve aile bu sefer de Illinois Eyaletine göç ederek Springfielda yerleşti. Lincoln artık yirmi bir yaşındaydı. Ancak sonraki yıllarda ortaya koyacağı müthiş başarıların bir izini görmek, o yıllarda mümkün değildi. Gerçekten de çalışkan, güçlü kuvvetli, aklından ziyade pazılarıyla çalışan, bir yerleşimcinin tipik köylü çocuğuydu.

 Bu yıllarda tekrardan babası için çalışmakla beraber, Abraham artık tek başına yoluna devam etmek, babasının yönetiminden bağımsız olmak için şiddetli bir istek duyuyordu. Politika ise onun içgüdüsel olarak yöneldiği bir alandı. Bu eğilimin ilk örneği ise 1830 yılında Springfieldın içinden akan Sangamon nehrinin ıslah edilmesi ile ilgili olarak yaptığı spontane konuşmadır.

Abraham, 1831 yılında artık ebediyen babasının yönetiminden ayrılarak New Saleme yerleşti. Eğitimsiz ve eski püskü giysiler içerisinde, hiç de başarılı bir politikacı adayı olarak gözükmüyordu. Bir bakkaliye dükkánında tezgáhtarlık yaparak hayatını kazanmaya başladı. Alçak gönüllü yaradılışının yanı sıra, o tarihlerde yerleşimciler arasında çok kıymet verilen iki özelliğe sahip olması ile kendini göstermeye başladı: Olağanüstü fiziksel güç ve eğlenceli hikáyeler anlatabilme özelliğinin yanı sıra espri yapma konusundaki becerisi. Bunlardan ilkini sergilediği bir durum, yerel gençlerin lideri konumundaki Jack Armstrong ile yaptığı güreştir. Neticesinde topluma kendini sevdirdiği bu mücadeleden sonra kendisine "Dürüst Abe" lakabı verilmiş ve Armstrong ile hayat boyu sürecek dostlukları başlamıştır. Bunun ardından yaşamının geri kalanında da sürdüreceği kendi kendini eğitme çalışmalarına, gramer dersleri alarak ve Shakespeare okuyarak başlamıştır.

1832 senesinde yeni memleketindeki popülerliğini Eyalet Meclisine adaylığını koyarak sınadı. 1832 Martında adaylığını ilan ettiği konuşmasında iç yapılanmayı ve eğitime vereceği desteği ön plana çıkardı. Genç Lincoln, en büyük arzusunun "hemşerileri tarafından saygı görmek" olduğunu söyleyip, konuşmasını kendine has kederli üslubunu yansıtan bir ifade ile tamamladı: "Ancak, eğer benim kıymetli hemşehrilerim üstün öngörüleri ile beni arka planda tutmayı yeğleyeceklerse, bugüne değin yaşadığım hayal kırıklıklarıyla edindiğim bağışıklık sayesinde bu duruma çok fazla üzülmeyeceğimi ifade etmek isterim."

Bu dönemde Lincolnun popülerliğini arttıran bir olay daha meydana gelmişti. Illinois Başkanı John Reynolds yerlilere savaş ilan etmiş, Abrahamı da New Salem milis bölüğüne komutan olarak atamıştı. Daha sonraları bu olayı "o zamana değin en çok gurur duyduğum olay bu olmuştur" diye hatırlayacaktır.

Pek de gurur duyulamayacak bir durum olan bu savaş, Kara Şahin liderliğindeki 500 kadar Sac ve Fox yerlisinin açlıktan ölmemek için yerleşimci bölgelerinde mısır ekimi yapması sonucunda patlak vermiş, oldukça eşitsiz olan güçlerin mücadelesi sonunda bu yerliler Wisconsine kadar sürülmüş ve orada Kötü Balta Savaşında hemen tamamı katledilmiştir. Lincoln, bu çatışmalarda fiili olarak bulunmamış, Ağustos ayında New Salemdeki seçimlere katılmak üzere geri dönmüştür. Ancak, dört koltuk için mücadele veren on üç kişi arasında sekizinci olabilmiş ve bu ilk politik denemesinde hüsrana uğramıştır.
 

Siyasetçi Lincoln
 

Genç Lincoln, ticaretle uğraşmaya karar verecek ve New Salem kentinde bir bakkaliye dükkânına ortak olacaktır. İflasla sonuçlanan bu ticari girişimin ardından şansını tekrar politikada dener ve bu sefer 1834 senesinde Eyalet Meclisinde sandalye kazanmayı başarır.

Hayatında ilk kez sahip olduğu tek takım elbisesini giyerek o zamanki eyalet başkenti olan Vandaliaya ulaşır. Mensubu bulunduğu Whig Partisinin üyesi olarak bir Eyalet Bankası kurulması ve büyük Illinois Kanal projesi için çalışmalarda bulundu. Whig Partisinin genel politikası gereği, benzeri yapılanma projelerini sürekli destekledi.

Lincoln, kısa zamanda espri yeteneğini sergilemeye başladı. Mecliste yanlışlıkla görevli memurun bulunduğu bir pozisyona ikinci bir atama yapıldığında, Lincoln kıs kıs gülerek, bu durumun çok iyi olduğunu, bu sayede ilk memur vefat ederse tekrardan atama yapma zahmetine girmek zorunda kalmayacağını söyleyerek bu karakterini ortaya koyuyordu. Keskin zekásı ve esprili üslubuna rağmen kariyerinin bu aşamasında Abraham bir liderden çok, bir destekçiydi. On iki ayrı komisyonda görev almıştı ve Partisi için kanun teklifleri ve önergeler hazırlıyordu. 1836da bir dönem daha Meclise seçildi.

Partiden arkadaşı olan John T. Stuart, Lincolna hukukçu olmasını tavsiye ediyordu. Ilk başlarda çekingen kalsa da, daha sonra mevcut hukuk sistemindeki oldukça ilkel muhakeme ve hukuk süreçlerini gözlemleyerek, eğitimsiz olmasının hukukçu olmasına bir engel teşkil etmeyeceğine karar verdi. Baba geleneği olan çiftçilikle tüm bağlantısını kopararak hızla kendini hukuk yönünde eğitmeye başladı. Çiftçilik ona hiç çekici gelmiyordu. Tersine, esas önemli olanın, kendi Partisinin önerdiği şekilde, yeni topraklar edinmek yerine, ekonomik ve endüstriyel gelişme ve ulaşım hatlarının iyileştirmesi yoluyla ilerleme olduğunu düşünüyordu.  1836da ikinci kez Meclise girmesinin ardından aynı yılın Eylül ayında hukuk lisansını aldı.

18361837 döneminde Meclise gönderilmiş Sangamon Ilçe Delegasyonu, üyelerinin boyları sebebiyle, "Uzun Dokuzlar" diye adlandırılıyordu. Delegasyonun ortak amacı eyalet başkentinin Vandaliadan Springfielda taşınmasıydı. Lincoln bu görüşün lokomotifliğini yapmaktaydı ve yasa tasarısına, başkent olacak şehrin 50.000 USD tutarında bir parayı Eyalete bağışlaması maddesini ekleterek daha küçük şehirleri elimine etmeyi başardı. Lincolnun büyük çabası sayesinde tasarı Meclisten geçti ve Springfield yeni başkent oldu. Bu olay Lincolnun politika sahnesinde ne kadar etkili bir rol oynayabileceğinin bir örneği olarak dikkatleri topladı. Her ne kadar Lincoln etkili bir isim olsa da, Whig Partisinin temel politikası olan altyapı hizmetleri konusundaki yasa tasarılarının lokomotifi durumundaki isim, daha sonradan Lincoln ile ciddi bir rekabete girişecek olan Stephen A. Douglastı.

 

Köleliğin sonuna doğru


Köleliğin ortadan kaldırılması yönündeki ilk somut hareket, William Lloyd Garrison önderliğinde 1830larda başlamıştı. Ilk başlarda, bu hareket çok büyük muhalefetle karşılaştı. Birçok Amerikalı, köleliğin kaldırılması yandaşlarını, birliği yok etme niyetinde olan anayasa düşmanı fanatikler olarak görüyordu. Kaldırılma karşıtı bir hareket çok geçmeden oluştu ve Illinois Eyaletindeki kaldırılma yandaşı bir gazetenin editörü olan Elijah Lovejoy 1837 yılında öfkeli bir kalabalık tarafından linç edilerek öldürüldü.

Güney Eyalet Meclisleri, kuzeydeki muadillerinden kaldırılma yandaşlarına karşı sert önlemler alınması yolunda baskı yapmaya başladılar. Çoğunlukla güneyli yerleşimcilerin yaşadığı ve köleliğin çeşitli şekillerde sürmekte olduğu Illinois Eyaletinde bu çağrılar oldukça olumlu karşılanıyordu. Güneylilerin çağrılarına uyan Illinois Meclisi 1837 senesinde kaldırılma hareketini kınayan bir bildiri yayınladı. Lincolnun köleliğin kaldırılması yönünde kamu önündeki ilk eylemi bu tasarıya karşı çıkması olmuştur.

İki yıl sonra, Lincoln ve Douglas sürmekte olan başkanlık seçimlerine ilişkin konularda halk önünde münazaralar yapmaya başladılar. 1858de yapacakları meşhur münazaraların bir provası olarak iki rakip Martin Van Burnein başkanlığı, hazine ve köleliğin kaldırılması hareketi üzerine ateşli tartışmalar gerçekleştirdiler. Douglasın Whiglerin köleliğin kaldırılmasına destek verdiği savını çürütmek için, Lincoln Van Burenin zencilerin sınırlı ölçüde oy kullanma hakkının verilmesini desteklediğini savunarak Douglası oldukça öfkelendirdi.

Aslında, Lincolnun zencilerin oy verme konusunu rakibine karşı kullanması, onun zenciler konusundaki görüşlerinin sınırını da temsil eder. Köleliği lanetlemekle beraber, Lincoln, kariyerinin bu aşamasında asla zencilere oy hakkının verilmesinden yana değildi ve bu hususu zencilerden nefret eden Illinois Eyaletinde kullanmaktan da çekinmiyordu. Lincoln inatla Harrison-Tyler ekibini destekledi ve Whigler Illinoisde kaybetmelerine rağmen, başkanlığı kazandılar ve bunun sonucu olarak Lincolnun politik nüfuzu daha da güçlendi
 
4 Kasım 1842de Lincoln, oldukça fırtınalı geçen bir ilişki nihayetinde Mary Todd ile evlendi. Lexington, Kentucky doğumlu olan Mary, 1839da kız kardeşi Elizabeth ile beraber yaşamak için Springfielda yerleşmişti.  Illinois başkanının oğlu olan eniştesi Ninian Edwards sayesinde derhal seçkinler grubuna dahil oldu. Kısa zamanda Lincoln ile tanıştılar ve fırtınalı ilişkileri de başlamış oldu. Her ne kadar evlilikleri oldukça sancılı da olsa, Lincoln üzerinde sakinleştirici bir etki yapıyordu. Onu tüketen ruh hali değişiklikleri yaşıyor, çalışmasını engelleyecek ölçüde depresyona girmesine sebep oluyordu. Meclis çalışmaları sırasında Vandaliadan gönderdiği bir mektupta şöyle yazıyordu "Anlatamayacağım bazı şeyler ruhumu o kadar sıktı ki, burada olmaktansa dünyanın herhangi başka bir yerinde olmayı yeğlerim."

Evliliği Lincolnun davranışlarındaki depresyon belirtilerini büyük ölçüde azaltmış olmasına rağmen, Lincoln yaşamı boyunca melankolinin esiri olmuştur. Hukuk bürosundan ortağı ve dostu William H. Herndon Lincolnu şöyle tanımlar: "Üzgün görünüşlü bir adam; yürürken sanki üzerinden melankoli akar... Sürekli üzgün görünüşü onun en karakteristik özelliğidir."
 

Ulusal Siyasete Geçış


1846 senesinde Lincoln evanjelist rakibi Peter Cartwrightı geride bırakarak Illinois Eyalet Meclisinden Birleşik Devletler Kongresine geçti. Bu zafer, onun politik kariyerinde büyük bir adım teşkil etmişti ve bu sayede ulusal arenada politika yapmaya başladı. Ancak bu kampanya, Lincolnun inançları hakkında yeni şüpheler ortaya koymuştur.

Cartwrightla olan mücadelesi sırasında rakibi onu dini açıdan inançsız olmakla suçlamış ve bu sayede Lincolnun dini görüşleri de gün ışığına çıkmıştır. Bu süreç zarfında onun Tanrıya inanan ancak dini reddeden ya da en azından şüpheyle bakan bir kişi olduğu göze çarpmıştır. Aslında bu durum, sivil savaş öncesi Amerikan toplumunun oldukça dindar yapısını da ortaya koyar. 1830 ve 40larda birçok Amerikalı, tarihçilerin Ikinci Büyük Uyanış diye adlandırdıkları bir süreç sonunda geniş tabanlı bir hareketle Protestan mezhebine geşmişti.  Püritenlerin Büyük Uyanış diye adlandırılan canlanışının benzeri olan bu hareketin öncüleri arasında Cartwright ve Charles Grandison Finney de vardı.

Lincolnun ABD Kongresindeki dönemi boyunca ana konu Meksika Savaşı olmuştu. Başkan James K. Polk, Demokratların batıda daha fazla toprak edinilmesi taleplerini, Meksikayla olan küçük bir sınır anlaşmazlığını tam bir savaşa çevirerek cevapladı. Amerikan orduları Mexico Cityye doğru yürüyüşe geçtiler ve Meksika ordularını mağlup ettiler. Lincoln bu savaşın en büyük muhaliflerinden biriydi ancak onun protestoları, Amerikan askerlerini eve döndüremedi ve Amerikan zaferlerinin sonucu olarak Meksikadan büyük toprak kazanımları sağlandı.

Bugünkü ABDnin güney batısının hemen tamamını oluşturan bu araziler, kölelik konusunu tekrar Amerikan politik gündeminin üst sıralarına taşıdı. On yıllardır köleliğe izin veren ve vermeyen eyaletlerin birlikte var olduğu tuhaf statüko, yeni arazilerde ne yapacağını soruyordu: bu bölgelerde kölelik olmalı mıydı, olmamalı mıydı?

Bu durum sonraki yılların politik tartışmalarına damgasını vurdu ve daha sonradan Iç Savaşa dönüşecek ihtilafın da kıvılcımını çaktı.


Avukatlığa dönüş

 

Kongredeki dönemi sona eren Lincoln Illinoise döndü ve avukatlık mesleğini sürdürdü. Zaten melankolik bir insan olan Lincoln, oğlu Edwardın 1850de üç yaşında ölmesi, ardından 1851de babasını kaybetmesiyle daha da depresif bir kişiliğe büründü ve din ile olan ilişkisi derinleşmeye başladı.

Lincolnun kişisel sorunlarıyla uğraştığı bu dönemde Amerika oldukça sancılı günler yaşıyordu.  Meksikadan alınan bölgelerde güneyli ve kuzeyli milisler, diğerinin avantaj kazanmasını ve bu bölgelerdeki ekonomik ve sosyal yapılanmayı şekillendirmesini engellemek için çatışmaya başlamıştı. Bunlar arasında baş ihtilaf konusu yine "kölelik" idi. Ilımlı politikacıların Birliğin hálá sürebileceğine yönelik iyi dileklerinin dayanaksız olduğu kısa sürede ortaya çıkacaktı.

Meksikadan edinilen bölgelerde yaşanan sıkıntılı durum Lincolnu tekrar politika sahnesine çekti. 1854de Demokrat senatör Stephen Douglas batı bölgelerinin yerleşime açılması konusunu gündeme taşıdı. Güneyli ve kuzeyli politikacılar mevcut politik dengeyi korumak için çekişirken birçok yerleşimci akın akın bu bölgelere göç etmeye başladı. Hem kuzeyli hem de güneyli yerleşimciler, aynı yerlerde mesken ediniyor, geldikleri yerdeki kanunları da burada uygulamak istiyorlardı. Bu durum özellikle kölelik konusunda çatışmaların yaşanmasına sebep oluyordu. Kongre, bu arazilere resmi bölge statüsü vermekte ayak sürüyordu, çünkü güneyli ve kuzeylilerin çatışan beklentileri çok vahim neticeler doğurabilirdi. Bir çok kuzeyli, Batıyı köle işçilerle rekábet olmayan, beyaz yerleşimciler için cennet olarak görürken, güneyliler kölelerini azat etmeksizin buralarda yaşayabileceklerini umuyorlardı.

Stephen Douglas bu durumu Kansas-Nebraska yasa tasarısı ile sona erdirdi. Bu yasaya göre bölgedeki kanunu halk belirleyecekti. "Halk Egemenliği" tabir olunan bu yasa uyarınca eyaletlerinde kölelik olup olmayacağına orada yaşayan yerleşimciler karar verecekti.

Douglasın Amerikan Demokratik Geleneğine uygun bulduğu bu tasarı 1854 baharında yasalaştı ancak mevcut çatışmaların daha da şiddetlenmesine sebep oldu. Çünkü iki taraf da yeni bölgelerde kendi kanunlarının uygulanması için ellerindeki her imkánı kullanarak baskı kurmaya çalışıyordu.

bu gelişmeler, köleliğin batıya doğru yayılmasına karşı çıkanlarca, Cumhuriyetçi Partinin kurulmasına sebep oldu. Bu sorun Abraham Lincolnun politika sahnesine geri dönmesini sağlamış, Cumhuriyetçi Parti, onun mesajını tüm ulusa duyurmuştu. Lincoln, Cumhuriyetçi Partinin en etkili isimlerinden biri olarak 1859 seçimlerinde Parti adaylarını desteklemek üzere kampanyalara katılmıştı. Zaman içerisinde Lincolnun yükselen yıldızı, çevresindekilerce başkanlığa namzet bir şahsiyet olduğu görüşünü kuvvetlendirdi ve 1860da Cumhuriyetçi Partinin Başkan Adayı olarak seçildi.

 

İç Savaş Ve Suıkast


Lincoln nüfusu fazla olan kuzey eyaletlerinden aldığı destekle seçimi kazandı ve güneyliler bu durumu bardağı taşıran son damla olarak gördüler. Lincolnun seçilmesi ve yemin etmesi arasında geçen birkaç ay zarfında bir grup eyalet Birlikten ayrıldıklarını ilan ettiler. Yeni Başkanı çok zor bir görev bekliyordu: Iç Savaş.

Sumter kalesinin düşmesinden sonra Lincoln bir ordu toplayarak Birliği paramparça olmaktan kurtarmaya karar verdi. Olağanüstü baskılara, can kaybına, muharebelerde alınan yenilgilere, ölüm tehditlerine rağmen 4 yıl süren Iç Savaş boyunca Birliği yeniden oluşturma fikrinden taviz vermedi. 1 Ocak 1863 de Azatlık Beyanını yayınladı. Bu deklarasyonla Birliğin egemenliğinde olmayan Konfederasyon Eyaletlerindeki tüm kölelerin azat edildiğini ilan ediyordu.

1864de Ulysses S. Granti Birleşik Devletler Başkomutanı olarak atadı. Güneyliler artık gerilemeye başlamıştı. Lincoln Andrew Johnson ile birlikte tekrardan başkan seçildi. 9 Nisan 1865de güney kuvvetlerinden General Robert E. Lee ordusuyla beraber Granta teslim oldu. Iki gün sonra, Lincoln Beyaz Saray etrafında toplanan kalabalığa bir konuşma yaptı.  Değindiği konular arasında bazı belirli zencilere oy verme hakkının verilmesini destekleyeceğini belirtti. Bu konuşma, kalabalıktaki güney sempatizanı ve Başkanın temsil ettiği her şeyden  nefret eden aktör John Wilkes Boothu oldukça öfkelendirdi ve Başkanı öldürmeye kesin karar verdi.

Aslında bu, Boothun Başkana zarar vermek için ilk teşebbüsü değildi. 1864 yazının sonlarında, Booth Abraham Lincolnu kaçırmak için planlar yapmıştı. Koyu bir güney sempatizanı olan bu genç adam, güneyliler lehine casusluk, asi ordusunun ihtiyacı olan kinin ve diğer tıbbi malzemelerin kaçakçılığını yapmaktaydı. Lincolnu kaçırmaktaki maksadı ise, Başkana karşılık kuzeylilerin elindeki güneyli esirleri serbest bıraktırarak, Konfederasyonun iyice seyrelmiş saflarına bir nebze olsun destek sağlama umuduydu.

Booth yerel serserilerden oluşturduğu grubuyla planlar yapmaya başladı. Birkaç ay içerisinde, Michael OLaughlen, Samuel Arnold, Lewis Powell, John Suratt, David Herold ve George Atzerodtu saflarına kattı. Booth, Lincolnun 17 Mart 1865te "Duru Sular Derin Akar" adlı oyunu seyretmek üzere Washingtonun az dışında olan Campbell Hospitalda olacağını öğrendi ve Başkanı kaçırmak için en iyi fırsatın, onu arabadayken kıstırmak olduğunu düşündü. Ancak son anda Başkan tiyatro oyunu seyretmek yerine 140. Indiana Alayını ziyaret etmeye karar verince komplocuların planı suya düştü. Planın başarısızlığa uğramasıyla ümitlerini yitiren çete büyük ölçüde dağıldı.  Tek başına kalan Booth, her ne kadar artık güney için bir umut kalmasa da yapabileceği son şeyi yapmak istemekteydi: Lincolnu öldürmek.

14 Nisan 1865de Lincolnlar "Amerikalı Kuzenimiz" adlı oyunu seyretmek için Ford Tiyatrosundaydılar.  Oyun sırasında Booth tiyatroya geldi, arkadan gizlice şeref locasına girdi ve saat 22:15te Başkan Lincolna kafasının arkasından ateş etti. Başkan yaralı halde caddenin karşısındaki Peterson Housea götürüldü.  Ertesi gün saat 07.22de hayata gözlerini yumdu. Bu olay, Amerikadaki ilk başkan suikastı olarak tarihe geçerken halkı büyük üzüntüye boğmuştu. Lincolnun ölümüne yol açan sebep, o zamanlarda halkın arasında yaşanan derin nefretler ve bölünmelerdi.  Naşı trenle Illinois, Springfielda götürüldü ve 4 Mayıs 1865te Oak Ridge Mezarlığında toprağa verildi.  Bu suikast sebebiyle, başlattığı yeniden yapılanma hareketi, Lincolnun liderliğinden yoksun olarak sürdürüldü.

Abraham Lincoln, Sivil Savaş sırasında Amerika Birleşik Devletlerinin ulusal birliğinin muhafazası yönündeki olağanüstü çabaları ve köleliğin kaldırılmasında oynadığı lider ve etkili rol ile anımsanmaktadır. Aynı zamanda onun alçakgönüllü kişiliği, karakteri, yaptığı konuşmalar ve mektupları ile beraber, azmi ve çalışkanlığı sayesinde basit bir köylü çocuğu iken Amerika Birleşik Devletlerinin en üst yönetim seviyesine kadar yükselebilmesiyle, birçokları için gerçek bir kahraman ve idol olmuştur.

Abraham Lincoln, Amerikanın büyük değişimlerden geçtiği bir dönemde yaşamıştı.  Politik, sosyal, ekonomik ve teknolojik alanda durmaksızın yaşanan gelişmeler, ülkeyi hızla değiştirmekte, ama bunun yanı sıra, çatışan çıkarlar nedeniyle kutuplaşmaları da arttırmaktaydı.  Çıkar çatışmalarının odağında kölelik müessesesi bulunmaktaydı. Yüzyıllardır, özellikle güney eyaletlerinde, Afrikadan getirilen zenciler, köle olarak kullanılmakta, insanoğlu bir mal gibi alınıp satılmaktaydı. Ağırlıklı olarak pamuk tarlalarında kullanılan bu insanlar, en temel haklardan bile yoksun şekilde çalışırken, güney ekonomisinin hayati bir unsurunu da teşkil ediyorlardı.

Abraham Lincoln tarihe, köleliği ortadan kaldıran ABD Başkanı olarak geçmiştir. Lincoln siyah-adamın beyaz-adam ile eşit olduğu gibi bir fikri savunmuyordu. Başkan, zencilerin beyazlardan daha aşağıda olduklarını ve aynı haklara sahip olmamaları gerektiğini düşünüyordu. Fakat siyahların da insan olduğunu, emeğin kutsal olduğunu ve bir insanın emeğinin karşılığını alması gerektiği yönündeki inancını ortaya koyması, güney eyaletlerinde ciddi tepki toplamaktaydı.  Lincolnun bu görüşünün, çocukluğunda ve gençliğinin bir kısmında tüm emeğinin, bir karşılık verilmeksizin babası tarafından istismar edilmiş olmasından kaynaklandığına inanılır.

**********
Abraham Lincolndan özlü sözler

    * Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz. Ama herkesi her zaman aldatamazsınız.

 

    * Hiçbir şeyden asla vazgeçme çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.

 

    * Politikacılar halkın çıkarlarından farklı çıkarlara sahip olan insanlar topluluğudur.
    * Muhafazakârlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir?

 

    * Eğer ilk önce nerede olduğumuzu ve nereye meylimiz olduğunu bilirsek; ne yapmamız gerektiğini ve nasıl yapacağımızı iyi değerlendirebiliriz.

 

    * The House Divided söylevi (16 Haziran 1858)

 

    * Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete lâyık değildir.

 

    * Karakter bir ağaç gibidir ve şöhret de onun gölgesi. Gölge, olduğunu düşündüğümüzdür; ağaç ise gerçeğin kendisi.

 

    * Ormanda kıvılcım çıkarmaya teşebüs edenler, yalnızca bir tutam aydınlık için övülebilirler. Aslında onlardan geriye kalan, kalın bir toz bulutu ve kendilerinin de karıştığı etten ve kemikten siyah kül yığınıdır.

 

    * Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim.

********
Abraham Lincoln'ün oğlunun hocasına hitaben  yazdığı Mektubu


ABDnin eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln'ün oğlunun hocasına hitaben yazdığı mektuptur.-

Öğret ona ki...

"Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını...

Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil polikacıya karşılık kendini adamış bir lidervardır."

" Her düşmana karşılık bir de dost olduğunu da öğret ona!

Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret...

Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona!.. Ve hem de kazanmaktan neşe duymayı, kıskançlıktan uzaklara yönelt onu..."

 

"Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona...

Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını..."

 

"Eğer yapabilirsen, ona, kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona, sessiz zamanlar da tanı! Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini düşünebileceğini...

Okulda hata yapmanın, bile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona...

Ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi..."

"Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona'.. Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret."

"Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona... Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin, sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara, dudak bükmesini öğret ona. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini.."

 

"Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret...

Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona...

Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona, nazik davran, fakat onu kucaklama!.. Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona, her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlara karşı da derin bir inanç taşıyacaktır..."

"Bu büyük bir taleptir. Ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım...

O, ne kadar iyi, küçük bir insan. Oğlum..."

alıntıdırr....
Logged

αℓρєяєи//
  Boşver geleni geçeni!!! sen önüne baktıktan sonra çarpan çarpsın...
Maceracı
VIP
*****

İtibarı : 566
Offline

Mesaj Sayısı: 945












« Yanıtla #1 : Ağustos 21, 2007, 01:03:03 ÖS »

daha önce hiç okumamıştım.. tşk..
Logged
spardodo
Uzman Üye [%22]
****

İtibarı : 504
Offline

Mesaj Sayısı: 611


Zoru Hemen Başarırım İmkansız Biraz Vakit Alır...











« Yanıtla #2 : Temmuz 18, 2008, 01:09:00 ÖS »

bence amerikan devlet adamlarının en iyisi yüz akı mükemmel bir politikacı
Logged

KELEBEK

15
Sayfa: [1] |   Yukarı git
 

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yorum Okunma Sayısı Son Mesaj
lincoln geldi Futbol αℓρєяєи 2 282 Haziran 22, 2007, 02:34:25 ÖS
Gönderen: cihangir
carlos mu lincoln mu??? Futbol αℓρєяєи 1 216 Haziran 22, 2007, 02:31:29 ÖS
Gönderen: cihangir
Lincoln şov sürüyor Futbol αℓρєяєи 2 579 Ağustos 19, 2007, 09:20:07 ÖS
Gönderen: uA_40_41_35
lincoln farkı Futbol αℓρєяєи 1 242 Temmuz 10, 2007, 11:56:12 ÖS
Gönderen: cihangir
Lincoln ve Linderoth oynamayacak Futbol αℓρєяєи 0 215 Ağustos 18, 2007, 02:49:37 ÖS
Gönderen: αℓρєяєи