98,679 Mesaj - 12,033 Konu - 70,380 Üye - Son üye: platonik_
İndirmeden Kaliteli FİLM İZLEMEK için Tıklayın!

Sitemizde online izlenenen telif haklarını ihlâl eden Klipler ve online dinlenebilen Müzikler kaldırılmıştır.
Gördüğünüz durumda İletişim'e tıklayarak bildiriniz.
Sayfa: [1] |   Aşağı git
 
Gönderen Konu: Çınar ağacı ve Osmanlı Devleti  (Okunma Sayısı 1729 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Maceracı
VIP
*****

İtibarı : 567
Offline

Mesaj Sayısı: 951
















« : Eylül 05, 2008, 05:03:22 ÖS »




Kültür tarihimiz incelendiğinde ağaçlarla ilgili birçok inanışa sahip olduğumuz, ağaçlara ayrı bir önem verdiğimiz görülecektir.

Ağaçlar, tarihî birçok olaya canlı tanıklık etmişlerdir. Onların, birçok tarihi şahsiyete, devlete ve yaşanmış kahramanlıklara aşina olduğu muhakkaktır. (Yeniçeri ağacı ya da Mızık çamı gibi)

Çınar ağacının Türk toplumu ve Osmanlı Devleti için apayrı bir değeri vardır. Osmanlı devletinin kuruluşu sırasında Osman Gazi’nin Şeyh Edebali’nin evinde gördüğü rüyayı bilmem hatırlar mısınız?

Osman Bey rüyasında: Koynuna bir ayın girdiğini ve o anda göbeğinden bir çınar ağacının çıkarak gölgesinin dünyayı kapladığını, gölgesinin altında dağların olduğunu, dağların dibinde suların çıktığını, kiminin bu sulardan içtiğini, kiminin bahçesini suladığını kiminin de çeşmeler akıttığını görür. Osmanlı Devleti’nin tarihi bu rüyada gizlidir. Türk milleti Anadolu’ya diktiği bu ulu çınarla asırlarca insanlara adalet ve hoşgörü suyu dağıtmıştır. Denilebilir ki bu şifalı suyun tadını işitmeyen ne bir devlet, ne bir insan, ne de bir canlı kalmıştır.

Çınar ihtişamlı ve uzun ömürlü bir ağaçtır. Bu haliyle maziyi istikbale bağlar, insanlara sabırla yaşamayı öğretir. Beraber yaşamanın ve birbirine yararlı olmanın zevkinin verir. Osmanlı devleti de ulu bir çınar görünümünde, ihtişamlı ve uzun ömürlü bir devlettir. Bu çınar kökleriyle/ayaklarıyla mazinin derinliklerine basarak oradan aldığı güçle dallarıyla/kollarıyla geleceği kucaklamıştır. Ve bu çınar, onlarca millete birlikte yaşamanın ve onlara yaptığı hayırlı hizmetlerin verdiği zevk ve heyecan ile yaşadı asırlarca…

Çınar ağacı ile ilgili şöyle bir hikâye anlatılır: Güngörmüş, yaşlı bir çınar asırların verdiği tecrübe ile tevazu vadisinde tek başına yaşarmış. Bir gün dibinde bir kabak bitmiş. Çabucak büyümüş. Dallarına sarmaş dolaş bir halde ta tepesine kadar çıkmış çınarın. Çınar mütevazı kişiliğinden ödün vermeden koruyup kollar onu. Kabak densizin biridir, şımarıktır da. Kemale erdiğini zannettiği bir günde:

Görüyor musun ben kimim? Devlet ve ikbalim var. Şansımın da yaver gitmesiyle çabucak büyüdüm ve hatta sana hâkim duruma geçtim der. Çınar onun bu küstahlığına sabreder, bir mevsimlik saltanatına bıyık altından gülerek lisan-ı hal ile: Vakt-i hazanda görürsün, demekle yetinir.

Osmanlı devleti de bu hikâyedeki çınar ağacı gibi devletler içinde mütevazı bir hayat sürmüştür. Koynunda büyüttüğü nice devletler gün gelmiş varlığını borçlu olduğu bu mütevazı çınara sultan kesilmişler, densizlik etmişlerdir. Bu densizliklerini çınar gibi bıyık altından gülmekle yetinmeyen Osmanlı devleti onlara hadlerini de bildirmiştir. Zaten mütevazı olmak haddini bilmek ve haddini aşanlara hadlerini bildirmek demek değil midir?

Çınarın dibine döktüğü sarı yapraklar gün oldu toprağa karışarak gıda oldu kendisi için. O gıdadan aldığı güç ve kuvvetle devam ettirdi hayatını yıllarca… Osmanlı devleti de himayesinde bulunan devletlerden aldığı sarı sarı altınlarla reayasına yol, çeşme, hamam, imaret yaptırdı kendisine gıda olsun diye. O gıdadan aldığı güçle nice savaşlar kazandı, nice meyveler verdi, gücüne güç kattı ulu bir çınar edasıyla…

Gün gelir çınar ağacı yapraklarını döker, dünyadan el etek çeker, içini yemeye başlar. Osmanlı devleti de sonsuza dek yaşayacak değildir. Bir gün kanıyla aldığı toprakları o da ağaçtan yaprağın hafif bir rüzgârla düştüğü gibi kaybedecektir kolayca masa başlarında… Dışarıdan düşmanlar çınar yapraklarını döksün diye zoraki rüzgâr estirirken, içerden de kendi evlatları ateşe vermişlerdi onu.

Yanan ağacın yeniden büyümeyeceği muhakkaktır. Ama onun ihtişamı tarihin derinliklerinde unutulmayacak bir iz bırakmıştır. Hem ismi hem de kendisi ihtişamlı bir ağaç ve devlet. Kaderleri birbirine ne kadar benziyor değil mi?

Milli Gazete-Alp Kısa

Logged
-
ayanomi
Uzman Üye [%22]
****

İtibarı : 119
Offline

Mesaj Sayısı: 596


[ Дҹªⁿoмĭ]















« Yanıtla #1 : Ekim 31, 2008, 05:35:59 ÖS »

güzel paylaşım:)
Logged

İi bİr çOcUk oLaBiLiRsEk bElKi şİrİnLeRi bİlE GöReBlİrİz:)Smiley
Jack Sparrow
Co-admin [%75]
*

İtibarı : 553
Offline

Mesaj Sayısı: 3,476


şampiyonu sıkar yarış















« Yanıtla #2 : Kasım 01, 2008, 07:55:14 ÖÖ »

eline sağlık teşekkürler
Logged

Gerçek bir akıl , yalanlar ve yanılsamalar arasında kaybolmadan yolunu bulabilir.
Sayfa: [1] |   Yukarı git
 

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yorum Okunma Sayısı Son Mesaj
Osmanlı Kronolojisi Kültür & Sanat Dünyası « 1 2 » p_kilicarslan 10 1196 Temmuz 02, 2008, 12:04:19 ÖÖ
Gönderen: [ÁĎМĨŃ]
Bu Bir Osmanlı Savaş Fermanıdır! Kültür & Sanat Dünyası p_kilicarslan 2 774 Haziran 26, 2008, 10:36:09 ÖS
Gönderen: ibaydo
Osmanlı Zamanında Ramazanlar İslâm ve İnsan Maceracı 0 346 Eylül 16, 2007, 06:51:39 ÖS
Gönderen: Maceracı
Bir Osmanlı Beyefendisi Atatürk ! Mustafa Kemal Atatürk [ÁĎМĨŃ] 4 588 Ağustos 18, 2008, 01:29:18 ÖÖ
Gönderen: bloodforblood
serenay sarıkaya(limon ağacı peri) Resim Galerisi « 1 2 » bloodforblood 8 1319 Mayıs 22, 2008, 11:36:38 ÖS
Gönderen: bloodforblood