bolu_beyi
Süper Üye [% 25]
   
İtibarı : 44
Offline
Mesaj Sayısı: 879
IMPRECATION Of The FUTURE
|
 |
« : Mayıs 30, 2007, 09:50:40 ÖS » |
|
Temel askerligini yunan sınırında yapıyormuş. Temel'in canı çok sıkılıyormuş. Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış. Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış. Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, yunan aldırmamış. Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, yunan aldırmamış. Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, yunan aldırmamış. Nöbetler degişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş. Yunan'a hadi sınıra git demişler yunan da: - "Ben oraya gitmem. Orada bir deli türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."
Baklavacı güllüoğullarını herkes tanır . Onların büyük büyük dedeleri Ali Güllü , Gaziantep'te sevilen bir sima ... Ama adamın ağzı çok bozuk . Hem öyle bozuk ki , ana avrat düz gidiyo adam . Antepte tahmis kahvehanesi vardır , orada insanlar toplanmış sohbet ediyor . İçlerinden birisi demişki : -Yav ağa ... Bu Ali Güllü eyi adam , hoş adam amma ağzı çoh bozuh ... Önüne gelene sövüp sayıy ... Olmuy ona buna garşı . Cemaatın içinden birisi Hakimmiş . Demişki : -Ağalar Ali Güllü bir daha birinize söverse , gelin şikayetçi olun . Bir dilekçe verin mahkemeye ben gereken dersi veririm ona ... Ali Güllü hemen bir kaç saat sonra kalayı basmış birine . Adamda gitmiş onu mahkemeye vermiş . Mahkeme günü gelmiş . Ali Güllü'yü duruşmaya çıkarmışlar . Hakim başlamış laf saymaya ... Konuşmuş , konuşmuş ... : -Sen nasıl adamsın , ayıp değil mi ? ne küfredersin onun bunun anasına , bacısına . Yakışıyormu sana .Bir daha olmasın ...falan filan , uzattıkça uzatmış nasihati ... ve karara bağlamış davayı : -Seni 25 kuruş ağır para cezasına çarptırıyorum ... Küt vurmuş tokmağı duruşmayı bitiriyor , derken Ali Güllü fırlamış ayağa söz istemiş : -25 kuruşmu cezam , o kadar lafı 25 kuruş için mi saydın ..? Al lan sana 50 kuruş seninde ananı avradını ... diye başlamış mahkeme salonunda ...
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki: Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok. Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum. Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar: Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp. Sevgiler oğlun Mehmet. Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir: Sevgili oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu. Sevgilerle annen...
Meksikalinin biri bisikletle Amerika'dan ulkesine donuyormus. Elinde bir torba, agir agir sinir kapisina gelmis. Kapidaki gorevli, Meksikalinin elindeki torbadan suphelenmis ve aramak istemis. Torbayi acinca kum dolu oldugunu gormus. Arastirmis karistirmis ama kumdan baska bir seye rastlayamamis ve Meksikalinin gecmesine izin vermek zorunda kalmis. Aradan iki hafta gecmeden ayni Meksikali yine bisikletle ve elinde bir torbayla ayni sinir kapisindan gecmek istemis. Ayni gorevli yine torbadan suphelenip aramis ve yine kumdan baska bir sey bulamamis. 3 boyle 5 boyle... Her seferinde ayni sekilde gecen bu adamda hic bir sey bulamamak gorevliyi cildirtiyormus ama yapabilecegi bir sey de yokmus. 1 yil sonra gorevli bir barda icki icerken, sinirda arayip durdugu Meksikalinin da ayni barda oldugunu gormus. Hemem yanina gitmis ve: - Artik sana bir sey yapamam. Cok iyi biliyorum ki sinirdan bir sey kaciriyordun. 1 yildir icim icimi yiyor, lutfen bana ne kacirdigini soyle, demis. Meksikali kafasini hafifce cevirip umarsizca mirildanmis: - Bisiklet.
|