98,855 Mesaj - 12,036 Konu - 70,827 Üye - Son üye: gokhanereman
İndirmeden Kaliteli FİLM İZLEMEK için Tıklayın!

Sitemizde online izlenebilen telif haklarını ihlâl eden Klipler ve online dinlenebilen Müzikler kaldırılmıştır.
Gördüğünüz durumda İletişim'e tıklayarak bildiriniz.
Sayfa: [1] |   Aşağı git
 
Gönderen Konu: Her erkeğin içinde bir kadın saklıdır!!!  (Okunma Sayısı 2322 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cihangir
Master Üye [%28]
*****

İtibarı : 202
Offline

Mesaj Sayısı: 1,320


Birisi Şeytana Söylesin. Tüyünü Bende Unutmuş....















« : Temmuz 03, 2007, 03:36:49 ÖÖ »





'Patty Diphusa', Franco sonrası İspanya'sında putları yıkarak kült filmlere imza atan Pedro Almodovar'ın çift cinsiyetli yapısının yansıması, bölünmüş kimliği...

[/URL]



Pedro Almodovar: 1975 Kasımı'nda Francisco Franco'nun kırk yıllık diktasından kurtulan İspanya'da, kültürel, sanatsal kodları altüst eden bir yapıbozumcu, ikonaklastik bir Pasotas Kuşağı yönetmeni olan Almodovar, 80'lerdeki ilk filmi Pepi, Lucy Bom ile diktatörlük sonrası kuşağının punk-pop üslubunca matrak bir portresini çizdikten sonra kitsch ile bayağılık, melodram ve haince bir komikliğin karışımı içinde gösterilmedik bir şey bırakmadı: Cinayet, ensest, tecavüz, homoseksüellik, AIDS, fetişizm, orji ve aile boyu karışık cinsellik. Cüretkârlığı, küstahlığı ve ince olmaya gönül indirmeyen kaba istihzası içinde toplumsal cinsiyet kabullerini ve kültürel kodları altüst eden yönetmenin toplum dışına atılmış tüm kahramanları, bir rol modeline dönüştü; anarşist ruhlar için.
Almodovar'ın kadınları: Freud'a göre her erkeğin hayatında üç kadın vardır: Ona bakan kadın, onu içine alan kadın ve onu yok eden kadın. Almodovar için ise tüm dünya kadınlardan ve kadınsı olandan oluşuyor. Tıpkı Virginia Woolf'un dile getirdiği gibi bir insanın tam bir insan olabilmesi için iki cinsiyete birden sahip olması gerekir. Ki Almodovar, penisi olan bir kadın! İçinde hep yaşattığı kadın ise Patty Diphusa'dan başkası değil. Patty ne bir anne imgesi, ne narsisist kişiliğinin bir yansıması ne de arzu nesnesi bir fetiş. O yaratıcısının biricik aşkı, sahibinin sesi. Almodovar'ın filmlerindeki erkekler bile, 'tam erkek' değil. Ya feminen özelliklere sahip, ya gay ya da travesti. 'Arzunun Kanunu' filminde, transseksüel rolünü gerçek bir transseksüel yerine kült oyuncusu Carmen Maura'nın oynamasını isteyecek kadar kadınlara düşkün, kadınlığı taklit üzerinden bile kabullenen Almodovar'ın taklidi mi dersiniz yoksa Patty?


Tecavüz: Camille Paglia'nın "Tecavüz, medeni toplumlarda hoş görülemeyecek bir rezalettir. Ancak, tecavüzün olduğundan daha çok ciddiye alınması için adeta savaş başlatan feministler, genç kadınlardan cinsellik hakkındaki gerçekleri saklayarak onları tehlikeye atmaktadır," savsözünü hayatına tercüme eden Patty, tecavüz karşısında kadınların feminist olmaktan başka çareleri olmadığını düşünür ki burada yine Paglia'nın savına benzer bir yaklaşım söz konusudur: Feminizm, devamlı iki cinsin eşit olduğunu savunup, kadınların her yere gidebileceklerini, ne isterlerse giyebileceklerini söylüyor. Kazın ayağı öyle değil işte! Kadınlar her zaman cinsel tehdit altındaydı ve her zaman öyle kalacaklar. Patty, bu tehditlere karşı hazırlıklıdır; bundan ayrı bir eğlence çıkartır. Bir kadının en büyük savunma aracı kendisidir ve Patty bunu, cinselliğini grotesk bir mizaha dönüştürerek gerçekler.


Travma: Çocukluğundaki tacizlerin giderek tecavüze dönüşmesi sonucu travmatik bir kırılma yaşamaz Patty. Çünkü zorla sahip olma olgusu yeni bir olay değildir. Faşist bir rejim geleneğinden gelen Patty, zaten her tür cinsiyetçi, milliyetçi faşizmi yaşantılamış olduğundan 'tecavüz' onun bedenine ve ruhuna yöneltilmiş tehdit ve silahlardan sadece biridir. Tecavüze, Patty aracılığıyla kabul edilemez bir yorum getiren Almodovar (ki 'Kika' filmi de 'komik' bir tecavüz sahnesi yüzünden Amerika'da gösterim izni alamamıştır) sinemanın uzun yıllar bastırarak görmezden geldiği cinsel mitleri kışkırtarak onları aşkınlaştırır.
Yazarının yansıması: Patty Diphusa, yazarının vicdanı, öteki sesi... 80'li yıllarda La Luna dergisi için yarattığı bu kurmaca kadının kökeni, Movida'nın ürettiği bir tanımla Almodovar'ın dilimize 'salaşlüks' olarak çevrilen 'cutrelux' dönemine dayanıyor. Pepi Luci, Bom ve İhtiras Labirenti, hem estetik, hem içerik açısından Movida'ya ve bunun bir yan ürünü, hatta tetikleyicisi olan Patty Diphusa'ya en yakın olanlar. Almodovar sinemasının oluşum aşamasına dair pek çok yapıtaşı içeren ve her zaman ilgisini çeken yazı konusunda da egzersizler yapmasına aracı olan Patty, kendisinin yazarının alter egosu olduğunu öğrenince üzülür: "Madem senin yansımanım, sen mantığın esiriyken bırak bari ben genç kalayım. Beni Dorian Gray'in portresi gibi gerçeklerden etkilenmeyen bir ideale dönüştür!"; kendisini bir başka kadın, 'Kika' filminin başoyuncusu Verónica Forqué ile aldattığını haber alınca da kahrolur ve seti basarak 'arıza' çıkartır. Zira Kika da bir kurmaca karakter olmasına rağmen, ona sinema aracılığıyla hayat verilmiştir. Kendisi ise kâğıt üzerinde kalan tek boyutlu bir kahramandır. Öyle mi dersiniz? Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda'da şöyle yazar: "Kendi de çok sözü edilen bir adam olan Pericles, 'Bir kadının en büyük başarısı, kendinden söz ettirmek olmalıdır,' demiş." Patty, Almodovar'ın tüm kadınlarının birleşimidir, çünkü o, yaratıcının içindeki kadındır.


Değişim, değiştirmece: Patty Diphusa, diktatörden sonra kısa sürede kök salan demokrasiden, 1981 yılındaki başarısız darbe girişiminden dolayı afallamış olsa gerek ki adı da, yaratıcısının çok sevdiği değiştirmeceden mülhem: İspanyol argosunda 'şaşkın, afallamış' anlamına gelen 'patidifusa' sıfatından türetilmiş. Dilimize Madrid Hareketi olarak çevrilebilen Movida Madrilena, özellikle Madrid'de görülen, müzik, sanat ve gece hayatında gözlenen, uyuşturucu ve seksle iç içe yaşanan, sınırsız, ölçüsüz bir hayat tarzıydı ve bu hareketin öncü ismi de şüphesiz Almodovar oldu. Ancak o, bunu çoğunlukla hicvederek gerçekledi. Zira Patty, 80'lerin çılgınlığını, 90'ların derin hüznünün temsil eder. Din ve gelenek gibi dışsal anlam kaynaklarını hayatından çıkaran Patty, gerçekten de kadınsı bir benlik anlatısı geliştirebilmesiyle de değişim rüzgârının müsebbibidir.


İkiz kaltaklar, ikiz kimlikler: Patty'nin en ünlü fotoromanı İkiz Kaltaklar, bir zekâ ve zevksizlik harikasıdır. Çünkü o, hem kitsch'i başrol yapan Almodovar'ın eseri hem de Divine'in soyundandır. Kült oyuncusu Divine olan ve sapkın, eşcinsel, fetiş meraklısı, seks düşkünü ve kitsch karakterlerin bolca işlendiği filmleriyle tanınan John Waters'ın İspanyol şubesidir Almodovar ve hepsinin de ruhunda vardır kaltaklık. Toplum hayatında, kadınların kendilerine bir tip çizdikleri durumlarda, bir kızın gücünü, özgüvenini, bağımsızlığını, kişiliğini ilan etmek için bir şekilde kötü davranması gerekir. Bir kaltak gibi davranmak, bir rol, bir simge, bir fikir olarak kurgulanmaktan çok daha anlamlıdır; Elizabeth Wurtzel'in Kaltak'da vurguladığı üzere...


Porno/grafi: Patty, uluslararası bir porno yıldızıdır ve bununla gurur duyar. Pornografinin serbest bırakılmasını savunan yazar Katy Acker gibi ona göre de pornografi bir tür özgürlüktür. Cinsellik ve onu tayin eden haz, iktidarlar tarafından yönlendirilen, kullanılan bir şey haline gelmediği sürece... Bu nedenle hayatın pornodan esinlenmesinden rahatsızdır. Herbert Marcuse'un deyimiyle pornoda "baskı altında tutucu toplumsal rollerin içinde kalarak serbestleşme" vardır ki pornografik film, statükoyu değiştirmeyi amaçlamaz, kaçınılmazlığını vurgulayarak onu olumlar. Kırk yıl, tahakküm altında tutulan bir toplumun, bir özgürlük simülasyonu altında pornografikleşmesidir Patty'yi rahatsız eden. Çünkü porno ile pornografi apayrı kavramlardır. Modernist içerikte ise saptaması şudur, pornografinin: Kendi aşırılığını dayatan, kendi bakılma arzusunu dışavuran ve kendini hakikat olduğu iddiasıyla ortaya koyan bütün imgeler pornografiktir. Almodovar, yine hince oynar okuruyla, Patty zaten başlı başına bir pornografik imge değil midir?


Homoseksüellik: Almodovar'a göre sadece 'kadınlık durumuna' yakın olan erkekler 'iyi' olabilir.. Susan Sontag'ın, erkeksi erkeklerin en güzel yanları kadınsıdır, kadınsı kadınların en güzel yanları erkeksi deyişinin bir izdüşümü olan bu sav, onun tüm filmlerinde görülür. Eşcinsellere apayrı bir sempati duyan Almodovar, Patty'ye de yaşatır böylesi bir ilişkiyi. Juan Felix; 'deri yaraklı kız' ile seviştikten sonra onun kendisine çocukluğundan beri âşık olan kız arkadaşı Adela olduğunu anlar, Patty: "Okulu terk ettikten kısa süre sonra cinsiyet değiştirmiş, çünkü bana deli gibi âşıkmış ve benim sadece erkeklerden hoşlandığımı biliyormuş." Hatta bir 'gay' bile olur, anlatının bir yerinde, Patty... Hikâyelerini daktilo ettirdiği, zaman zaman 'düzüştüğü' asistanı, iyi aile çocuğu Pepon, annesine Patty'nin bir travesti olduğunu söyler. Çünkü kadın oğluna âşıktır, kadınlarla birlikte olmasına dayanamaz ama erkeklerle yatmasından rahatsız olmaz. Aslında filmleri de 'travesti'dir Almodovar'ın. Herkes kimlik ve cinsiyet değiştirir, hiç kimse kendisi değildir, herkes bir durumu taklit eder. Hoş, sinema da hayatın bir taklidi değil midir?


Uğraşıları: Patty süperstar tarzı bir görüntünün ardında üstün bir beyin gizliyor. Aklı yirmi dört saat çalışır, bir porno yıldızından asla beklenmeyecek referanslarla konuşur; Dashiell Hammet, Jean Cocteau, Françoise Sagan, Henry Michaux, hatta Borges'den alıntılar yapar. Feminist çalışmalara ilgi duyar, postmodernizme yatkındır, ETA'yla yakın ilişki içindedir, bir halk kadını olmayı diler. Hayatını hasrettiği iki zorlu projesi vardır: Kadının, rock and roll dansındaki küçük düşürücü rolleri üzerine feminist bir deneme ile Far West'te, eşcinsellik üzerine bir araştırma.


Seks manyağının mahremiyeti: Cinsellik ile ilgili konuları direkt, hatta argo bir dil kullanarak dile getiren, cinselliğini ortalık yerde, vahşice yaşayan Patty bir nemfomandır. Zira o, çağının isterik bir ürünü olan Almodovar'ın 'kızı', zevkten korkmayan bir kadın ve Pasolini'nin 'Salo'sundaki günah rahibeleri gibidir. Arzusu asla erkeğe yönelik değil, kendi bedenine duyduğu narsistik bir arzuyla bağlantılıdır. Ve çıplaklık, tabuları yıkan Patty'nin kendisiyle baş başa kalabilmesi için bir fırsattır. Çıplaklık çok farklı bir açılımdır onun lügatinde, gizemli bir mahremiyeti içerir. Örneğin herhangi birinin kendisine kahve ısmarlama isteğini çok küçük düşürücü bulur; bu mahremiyete tecavüz gibidir. Almodovar, mahremiyetin günümüz toplumlarındaki dönüşüm seyrine bir atıfta bulunur burada. Söze dökülerek görünür hale getirilen cinsellik, o edimin içindeki mahremiyet ve duygusallığın algılanması ne yazık ki cinsel devrim gibi yaşanmamıştır. Patty'ye göre çıplaklık ve soyunukluk aynı şey değildir. Soyunukluk bir dış gösteri, çıplaklı ise içe yönelik bir mahremiyettir.


Andy Warhol: Andy Warhol, "Bir gün herkes on beş dakikalığına ünlü olacak," dedi ve kehaneti gerçekleşti. Ama bizim seks yıldızı Patty'mizin ün öyle pek de umurunda değil. Yıldız şımarıklığına sahip değildir asla: "Ben şehrin en kolay elde edilebilir kadınıyım. Ünüme rağmen henüz doğallığımı kaybetmedim." Moda yaratmaktan nefret eder Patty. Partiler, neşe, seks ve bilinçsizlik oyun olmaktan çıkıp bir kültür gösterisine dönüştüklerinde sevimsizleşir. Şöhret onu hüzünlü ve melankolik yapar. İspanyol Warhol olarak tanıtılan Almodovar'ın en iyi dostlarından biridir, pop art'ın yaratıcısı. Patty Diphusa, da Warhol-Morrisey ikilisinin filmlerini dolduran yoldan çıkmış kızlar güruhunun yakın akrabasıdır.

BENİM gibi söyleyecek onca şeyi olan bir insan için en zoru başlamak. Adım PATTY DİPHUSA ve yaşadıkları devrin başkahramanı olan kadınlardanım. İşim mi? Uluslararası seks sembolü ya da uluslararası porno yıldızı, nasıl tercih ederseniz. Fotoromanlarım ve bazı süper 8'lik filmlerim Afrika, Portekiz, Tokyo, Soho ve Rastro'da çok iyi sattı. Konunun uzmanı eleştirmenlere göre erotik yorumlarımda, bu gibi ucuz ürünlerde genellikle bulunmayan, beni benzersiz kılan, sınıflandırılması imkânsız bir şeyler var. Alfonso Sanchez çok güzel bir şey söylemişti: BEN fellasyo yaptığımda seyircinin dikkat ettiği tek şey gözlerim ve ağzımdaki ifade. Doğrusu BEN ne yapıyor olursam olayım her şeyden önce oyuncuyum. Bunu neden gizleyeyim ki? Şunu da ekleyeyim: tek sahip olduğum şey erkekleri deli eden bir beden değil; zekiyim de. Ama ancak ara sıra belli ediyorum. Beyefendilere Barbi Süperstar tarzı bir görüntünün ardında üstün bir beyin gizlendiğini göstermek kibarlığa sığmaz. Ama bazen de acayip zeki görünmek gerek. Mesela, geçen gün bir partide bu derginin yöneticisiyle karşılaştım.
- La Luna'nın yöneticisiyim, sıradan bir dergi.
- Dergine bayılıyorum, dedim şevkle.
- Nasıl olur? Daha birinci sayısı bile çıkmadı...

Kitaptan
Logged
-
gyutj
Platin Üye [%15]
***

İtibarı : 124
Offline

Mesaj Sayısı: 206
















« Yanıtla #1 : Ağustos 31, 2008, 11:41:37 ÖS »

paylasım için tsk
Smiley
Logged

HoŞGeLDiN RaMaZaN !!!
Sayfa: [1] |   Yukarı git
 

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yorum Okunma Sayısı Son Mesaj
Kadın ve Erkeğin 46 farkı!!!.... Her Telden cihangir 3 503 Haziran 11, 2007, 04:32:02 ÖÖ
Gönderen: DeViL.DeViL
Kadın Erkeğin Hayatını Nasıl Karartır.. Komik Yazılar « 1 2 » cihangir 8 563 Ocak 25, 2008, 01:03:03 ÖS
Gönderen: lady_s
kadın erkeğin hayatını nasıl karartır ?? Komik Yazılar « 1 2 » rock_forever 7 429 Aralık 08, 2007, 11:08:09 ÖS
Gönderen: rocker_xxx
sustukların büyür içinde - gripin S-T rock_forever 1 240 Aralık 11, 2007, 07:08:16 ÖS
Gönderen: -Bulut-
herkes için önemli konusu içinde Her Telden rock_forever 2 295 Ocak 19, 2008, 02:19:43 ÖS
Gönderen: voiceless