Sayfa: [1] |   Aşağı git
  Yanıtla  
Konu: Hortum,Tsunami,Sel ve Deprem' lerin Meydana Geliş Nedenleri...!  (Okunma Sayısı 32762 defa)
ToXicitY
Master Üye [%28]
*****

İtibarı : 868
Offline

Mesaj Sayısı: 1,584


TeknikPortakaL















« : Ekim 11, 2008, 02:14:11 ÖS »
Quote

Sponsorlu Bağlantılar


Hortumun nasıl oluşur??


Hortum şiddetle dönen bir hava kolonudur. Uzaktan görüldüğünde dondurma külahına benzer. Sıklıkla Kuzey Amerika' nın iç, doğu ve kuzey doğusunda görünmekle birlikte Avustralya, Japonya, Orta Asya, İngiltere, İtalya da görülür. Küçük boyutlu olanları Türkiye' de de görülmektedir. Özellikle Babadağ da sık sık görmekteyiz, çok ufak olmalarına rağmen biz Yamaçparaşütülerini etkilemektedir!!!


Hortumun(Tornado) oluşması için 3 etken vardır;


1.Yer seviyesinden atmosferin orta seviyelerine kadar nemli hava


2.Karasız hava: yer seviyesinden itibaren sürekli yükselen sıcak hava.


3.Kaldırma Gücü: havanın yükselmesi için bir kaldırma gücüne ihtiyaç vardır. Bu güç genellikle zeminin yakınındaki havanın ısınmasıyla oluşur. Hava ısındığı zaman daha hafif olur ve yükselmeye başlar. Yükselen sıcak hava üzerindeki soğuk havayı yukarı doğru itmeye başlar bu durumda şimşekli fırtınayı tetikler.


Bütün şartlar oluştuktan sonra nemli ve sıcak hava atmosferin üst seviyelerine doğru yükselmeye başlar, yükselen hava soğur ve çok büyük ve yüksek bulutlar içinde yoğunlaşır, bu ise şimşekli fırtınanın oluşumunu sağlar. Şimşekli fırtına içindeki şiddetli yukarı doğru akımlara updraft denir. Hortumlarda, şimşekli fırtına içindeki updraftlar içinde oluşur.


En güçlü tornadolar genellikle Şimşekli fırtınaların oluşturduğu havanın aşağıya doğru çöktüğü down draftlar ve kuvvetli yağmur veya doluların oluştuğu bölüm de değil'de, updraftların yanında oluşur. Bu nedenle ani kuvvetli yağmur sağanakları ve dolu yağışı bazen tornadoların habercisi olabilir.




Hortum


Hortum, kümülus bulutları ile bağlantılı olarak silindir şekilinde dönerek gezen bir rüzgâr türüdür. Bu "hortum" bulutlardan yere kadar uzanır ve büyük yıkıcı güce sahip olan bir doğa felaketidir. Hortumlar hakkında bir bilimsel teori ilk olarak 1917 yılında Alfred Wegener tarafından üretilmiştir ve bu teori günümüzde de doğru olarak kabul edilmektedir.


Bir denizin ya da gölün üzerinde meydana gelen bir hortum, yerden emdiği sular ile bir "Su hortumu" oluşturur.



Bir hortum için elverişli olan hava koşulları


Bir hortumun oluşabilmesi için atmosferin yüksek bölümlerine kadar çıkabilecek konveksiyon olması gerekir: Atmosferin katlarını zayıflatan, dik olarak göğe çıkan ve yükseldikçe soğuyan hava; atmosferin 1 - 2 kilometre yükseklerine kadar nemli hava bulunması ve bu nemli konveksiyonu başlatacak, güneş ışıklarının yere çarpmasıyla oluşan bir sıcak hava termiği.


Bu tür fırtınaların oluşması için katkıda bulunan diğer bir etken, havada ve bulutlardaki su buharında bulunan ısıdır. Ancak kondensasyon ile etkili hale gelen bu ısı katkısı hali hazırda var olan ısı ile birlikte bir nemli konveksiyon'u mümkün kılar. Nemli konveksiyon olmadan diğer koşullar, kücük-tromb denilen zararsız hortumlar oluşturabilirler ama eğer bu küçük-tromb'lar nemli konveksiyon termiği ile temasa geçerse bunlar da gerçek bir hortum oluşturabilir. Dünyanın kuzey yarımküresinde oluşan hortumlar, saatin tersi yönde, güney kümede oluşan hortumlar saat yönünde döner.

 
Tsunami nedir?



Merkezi deniz dibinde olan derin depremlerden sonra zemin çökmesi ve taban kaymasıyla oluşan dev dalgalara Japonlar tarafından verilen isim olan “tsunami”, şiddetli sarsıntılardan sonra kıyı bölgeleri için büyük tehlike oluşturuyor.
 

Japonca'da "liman dalgası" anlamına gelen tsunami sözcüğü; okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder


Tsunami sözcüğü, dünya dillerine 15 Haziran 1896'dan sonra girmiştir. Japonya'da, 21000 kişinin hayatını kaybettiği Büyük Meiji Tsunamisi'nden sonra Japonlar'ın yaptığı yardım çağrılarıyla dünya dillerine kendiliğinden yerleşmiştir.



Tsunamiden sonra oluşan dalganın diğer deniz dalgalarından farkı; su zerreciklerinin sürüklenmesi sonucu hareket kazanmasıdır. Derin denizde varlığı hissedilmezken, sığ sulara geldiğinde dik yamaçlı kıyılarda ya da V tipi daralan körfez ve koylarda bazen 30 metreye kadar tırmanarak çok şiddetli akıntılar yaratabilen bu dalga; insanlar için deprem, tayfun, çığ, yangın ya da sel gibi bir doğal afet haline gelebilmektedir.


Tsunami ilk oluştuğunda tek bir dalgadır ancak kısa bir süre içerisinde üç ya da beş dalgaya dönüşerek çevreye yayılmaya başlar. Bu dalgaların birincisi ve sonuncusu çok zayıftır ancak diğer dalgalar etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerlerler. Bu nedenle depremlerden kısa bir süre sonra kıyılarda görülen yavaş ama anormal su düzeyi değişimi ilk dalganın geldiğini gösterir. Bu değişim, arkadan gelecek olan çok kuvvetli dalgaların ilk habercisi de olabilir.




Tsunamiden Korunmak İçin Ne Yapılabilir?


• Deniz kıyısında yerleşim yeri seçerken; tsunami riskini de diğer doğal afetler(deprem, sel, tayfun vb.) gibi değerlendirmek alınabilecek ilk önlemdir.


• Küçük bir depremde bile Tsunami olabilir. Hemen yüksek yerlere doğru gidilmelidir.


• Deniz yanında yalıyar biçiminde yüksek bir yamaç varsa hemen yüksek yerlere doğru gidin.


• Tsunami'nin ilk dalgası geldikten sonra tehlikenin geçtiğini sanmayın bazen ikinci dalga ilk dalgadan daha büyük olabilir.


• Tsunami’nin deniz kıyısına ilk gelişi su düzeyinin anormal biçimde (depremin büyüklüğüne, oluş şekline ve türüne ve deniz durumuna göre yaklaşık 10-15 dakika içerisinde) yükselmesi ya da çökmesiyle kendini belli eder. Tsunami’nin bu öncü zayıf ilk dalgası, arkasından gelecek olan iki ya da üç kuvvetli dalganın habercisidir. Bu durumda yapılacak tek şey; kıyıdan uzaklaşmaktır. Deniz içerisinde seyir halinde bulunanlar ise kıyıdan uzaklara, derin sulara giderek dalganın kendilerine ve deniz taşıtına vereceği zararı azaltabilir hatta önleyebilir. Deniz kıyısında olanlar içinse, denizden uzaklara ve yükseklere gitmek zorunludur.


Heyelan

Heyelan Nedir ?




Kayalardan döküntü örtüsünden veya topraktan oluşmuş kütlelerin çekimin etkisi altında yerlerinden koparak yer değiştirmesine Heyelan denir. Bazı heyelanlar büyük bir hızla gerçekleştikleri halde bazı heyelanlar daha yavaş gerçekleşirler. Heyelanlar yer yüzünde çok sık meydana gelen ve çok yaygın bir kütle hareketi çeşididir ve aşınmada önemli rol oynarlar. Büyük heyelanlar aynı zamanda topografyada derin izler bırakırlar.


Heyelana Neden Olan Etkenler


1. Kuvvetli Eğim
Eğimlerin fazla olduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır. Bazı sahalarda fay yamaçları dik eğimlerin oluşmasına neden olarak heyelanları kolaylaştırırlar. Yine insanlar kanallar ve yollar açarak yada yol ve maden kazılarından çıkan toprakları denge açısına erişmiş bulunan yamaçlar üzerine atarak heyelan oluşumuna neden olan koşulları hazırlarlar. Gevşek unsurların denge açısını her hangi bir nedenle aştığı durumlarda heyelan oluşur.


2. Su İle Doygunluk
heyelanlar yağışlı veya zeminin ıslak olduğu mevsimlerde meydana gelirler. Şiddetli veya devamlı yağmurlar yahut karların erimesi kayaların içine bol miktarda suyun sızmasına olanak verir. Bunun sonucunda plastisite ve likidite sınırlarına erişilir ve herhangi bir nedenle oluşan sarsıntı sonucunda heyelan meydana gelir. Su ayrıca denge açısını küçülterek ağırlığı arttırarak ve sürtünmeyi azaltarak heyelanı kolaylaştırır.


3. Kaya Yapısı
Plastisite likidite sınırları malzemenin yapısına sıkı bir şekilde bağlıdır. Çeşitli kil türlerinde plastisite birbirine yakın ancak likidite değerleri birbirinden çok farklıdır. Örneğin bu bakımdan en düşük değeri gösteren kaolin kili en az su ile likidite sınırına erişen yani heyelana en uygun olan kil türüdür. Çeşitli depolarda az yada çok kil vardır. Bunun oranı ve türü heyelan olayını arttıran yada azaltan yani heyelanların yayılış alanlarını belirleyen başlıca faktörlerden birisidir. Bu nedenle killi formasyonların fliş marn ve tüf gibi depoların yaygın olduğu sahalarda heyelan çok fazla görülür. Buna karşılık kalker ve bazalt gibi kayalarda heyelan seyrek görülmektedir.


4. Tektonik Yapı
Tektonik yapı ile heyelan arsında çok sıkı bir ilişki vardır. Tabakaların yamaç eğimine paralel olarak dalmaları heyelanları kolaylaştırır. Özellikle tabakalar arasında killi bir seviyenin varlığı önemli rol oynar. Kar veya yağmur sularının toprağa sızması sonucunda plastik veya likit hale geçen kil tabakasının üzerindeki kütleler çekim gücüne uyarak toptan aşağıya doğru kayabilirler. Kayaların diyaklazlarla derin ve sık bir şekilde parçalanmış olması da heyelanı kolaylaştıran koşullar arsında sayılabilir.


Heyelanlar yukarıda sayılan nedenlerin birisi veya birkaçının etkisiyle oluşurlar ve bazen topografyada çok önemli değişikliklere neden olurlar. Kayan kütlenin koptuğu yerde genellikle hilale benzer bir kopma yarası oluşmaktadır. Buradan ayrılan Maddeler genellikle akış hareketini andıran şekiller gösteren ve çoğu kez üzerinde kapalı çanakçıklar bulunan bir yığın halinde aşağıya doğru yer değiştirirler ve heyelan kütlesinin gövdesini oluştururlar. Bu kütle bazen bir akarsuyun yatağını tıkayarak bir Heyelan Setti Gölü oluşmasına yol açar. Örneğin Tortum Gölü heyelanla Tortum vadisinin tıkanması sonucunda meydana gelmiştir. Ayrıca heyelanlar sonucunda yamaçlarda taraçalara benzer basamaklar oluşabilir.


Heyelan Çeşitleri
Genel olarak heyelan terimi ile açıklanan bu hızlı kütle hareketleri asıl heyelanlar göçmeler ve toprak kaymaları olmak üzere üç tipe ayrılabilirler.


1. Asıl Heyelanlar
Bunların oluşumunda su hazırlayıcı bir rol oynar. Fakat asıl heyelan kütlesi su ile hamurlaşmış halde değildir. Kuru bir kütle halinde fakat kaymaya uygun bir zemin üzerinde yer değiştirmiştir. Bu tip heyelanlar ülkemizde sık sık oluşurlar. Bu heyelanların en büyük olanları genellikle bol yağışlı ve dik eğimli sahalarda özellikle kuvvetle yarılmış nemli ve litoloji bakımından da elverişli olan Kuzey Anadolu dağlık alanında oluşmuştur.Geyve Ayancık Sinop çevresi Maçka Of-Sürmene ve Trabzon-Sera heyelanları bunların başlıcalarındandır.


Sera Heyelanı Trabzon şehrinin 10 km kadar batısında Sera Köyü yakınlarında 1950 yılında oluşmuştur. Heyelanın oluşmasından bir hafta kadar önce Sera vadisinin dik yamaçlarında derin yarıklar oluşmuş topografya küçük ölçüde bazı değişikliklere uğramıştır. Fakat asıl heyelan birkaç dakika gibi kısa bir zaman içinde ve şiddetli bir gürültü ile birlikte oluşmuştur. Bir kısmı akış şekilleri gösteren fakat asıl olarak kayma yüzeyleri boyunca yer değiştiren kütlenin ortalama uzunluğu 650 m. genişliği 350 m. kalınlığı ise 65 m. kadardır. Böylece Sera heyelanı sonucunda 15 milyon m³ hacminde kaya ve döküntü yer değiştirmiştir. Bu heyelan kütlesi Sera deresinin vadisini tıkamış ve burada 4 km. uzunluğunda ortalama 150 m. genişlikte ve 55 m. derinliğinde oldukça büyük bir set gölü oluşmuştur.


Araştırmalar bu heyelanın oluşumunda normalden daha fazla yağışlı geçen kış mevsimi ile karların hızla erimesine neden olan Föhn karakterinde güney rüzgarlarının etkisi olduğunu göstermektedir. Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır. Zaten bu sahada çözülme çok derinlerde olduğu gibi andezitik kayalar ve yastık lavlar derin diyaklazlarla yarılmış aralarındaki bağlar gevşektir. Bu durum su ile doygunlaşan arazinin kaymasını ayrıca kolaylaştırmıştır. Bundan başka yamaç eğimlerinin çok fazla olması ve özellikle Sera deresinin yamacın alt kısmını oyması heyelanın oluşumunda rol oynamış olmalıdır.


2. Göçmeler
Heyelanın hareket bakımından farklı bir başka tipini oluştururlar. Bu tip heyelan bir kaşığa benzeyen konkav kopma yüzeyleri boyunca dönerek yer değiştiren kısımlardan oluşur. Kayan kısımlardan her biri geriye doğru çarpılır. Bunu sonucunda kayan kütlelerin ilksel eğimleri değişir ve bunların yüzeyleri kopma yarasının bulunduğu tarafa doğru yeni bir eğim kazanır. Yamaçların alt kısımlarının akarsular dalgalar gibi etkenler tarafından fazla oyulması göçme şeklindeki heyelanların başlıca sebebidir. Falezlerin ve yamaçların gerilemesi menderes halkalarının büyümesi sırasında alttan oyma sürecine bağlı olarak sık sık göçmeler oluşur. Göçmüş kütleler veya bloklar büyük oldukları durumda bunlar arasında küçük göller veya yamaçlarda taraçalara benzer sahanlıklar oluşur. Küçük ve Büyük Çekmece göllerinin kenarlarında ve bu iki göl arasındaki deniz kıyısı boyunca bu tür göçmelerin tipik örnekleri yaygındır.


3. Toprak Kaymaları
Bunlar heyelanın bazı bakımdan çamur akıntılarına benzeyen bir türüdür. Fakat çok yavaş oluşmaları belli bir yatağa bağlı olmamaları ve içerdikleri suyun çok daha az olması gibi farklarla çamur akıntılarından ayrılırlar. Geriye doğru eğimlenme göstermediklerinden dolayı da yukarıda açıklanan göçmelerden farklı oldukları görülür. Toprak kaymaları su ile doygun hale gelen ve bu şekilde bütünü ile kayganlaşan yüzeysel depoların döküntü örtüsünün veya toprakların yer aldığı yamaçlarda oluşur. Bu şekilde bir kopma yarası ve kıvamlı bir hamur gibi yer değiştiren bir heyelan kütlesi meydana gelir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere toprak kaymaları asıl heyelandan daha yüzeyseldir; aslında toprak tabakasını ve onun altındaki döküntü örtüsünü ilgilendirir. Bu kütle hareketinin en yaygın olduğu sahalar litoloji bakımından da uygun olmak koşulu ile nemli iklim bölgeleridir.


Türkiye’de heyelan olayı en fazla Karadeniz Bölgesinde Doğu Karadeniz Bölümünde görülür



SEL NEDİR?

Seller tüm doğal tehlikelerin en tanınmışı ve en yaygınıdır. Bazı seller birkaç gün içinde meydana gelir, fakat seylap(ani sel) lar birkaç dakika içinde suların kabarmasına neden olabilir. Su, hızla akan sel suları ile bir hayli kaya yükü, çamur, parçalanmış ağaçlar ve diğer enkazı da birlikte taşıyan doğal akıntı sistemlerine yol açarak dik toprak kenarlarının üzerinden hızla aşar. Sel koşulları tarafından oluşturulan kaygan çamurlar keza bir tehlikedir.
Küçük çayların, sel yatakçıklarının, derelerin , mezraların, kuru çay yataklarının yada kuru havada zararsız görünen alçak tabanlı arazinin dahil taşıyabileceğini hatırlayın.
Her nerede yaşarsanız yaşayın,olası sel tehlikesine karşı uyanık olun. Eğer alçak tabanlı bir sahada, su yada bir bentten gelen çay kenarında yaşıyorsanız, sellere karşı hazırlıklı bulunmalısınız.


NEDENLERİ


Sele en çok nehir yataklarından taşmalar sonucu rastlanır. Ani ve kuvvetli yağışlar ve kar erimesi sonucu taşmalar oluşmaktadır. Nehir yataklarına gelen suyun sele dönüşmesine yatakların amacı dışında kullanılmasıda çok etkili olmaktadır. Günümüzde çarpık kentleşme sonucu dere yataklarının gecekondulaşma bölgesi haline gelmesi, ağaçlandırılması, doldurulması veya nehir yataklarının değiştirilmesi sonucu her yıl ülkemizde büyük mal ve hatta can kayıplarına rastlanmaktadır.
Dağlık alanlarda yağış ve tepelerdeki karın erimesi sonucu dere yatakları taşıyamayacağı miktarda su ile dolar ve ani seller oluşur. Özellikle dağ eteklerindeki yerleşim yerleri için heyelan tehlikesi de yaratan bu seller oldukça tehlikeli olmaktadır.
Şiddetli rüzgarla birlikte tropikal fırtınalar ve harikeynler (hurrican) özellikle Atlantik okyanusu kıyılarında kuvvetli kıyı selleri oluşturur. Sürekli ve şiddetli rüzgar büyük bir dalgaya sebep olarak suyu karanın içlerine kadar sürükler. Göl bölgelerinde de benzer atmosferik şartlar veya depremler göl seviyesinde değişimlere ve sellere sebep olur. Diğer yandan okyanustaki depremler ve volkanik patlamalar sonucu oluşan tsunami adı verilen dev okyanus dalgaları karaların iç kesimlerine kadar girerek etkili olur.


SELDEN ÖNCE YAPILACAK ŞEYLER


1. Radyo ve TV de yayınlanacak olan olası sel koşullarına ait uyarı terimlerini bilin.
2. Pişirilmeye yada soğukta saklamaya gereksinim duymayan bir miktar gıda depolayın. Temiz ve kapalı kaplarda içme suyu bulundurun. Elektrik gücünüzün, gaz ve su hizmetlerinin kesilebileceğini hatırlayın. Önerilen olağanüstü durum malzemeler için kontrol listeleri bölümüne baş vurun.
3. Portatif, pille çalışan bir radyo, olağanüstü durum pişirme teçhizatı ve çalışır durumda el feneri bulundurun; yedek pilleri unutmayın. İlkyardım malzemelerini ve ailenizin gereksinim duyabileceği ilaçları hazırda bulundurun.
4. Sel basabilecek bir arazide yaşıyorsanız, bulunduğunuz çevrede selin ortalama yüksekliğinin ne olabileceğini öğrenmeye çalışın.
5. Bölgenizdeki bentleri saptayın. Başkaları üstesinden gelemezse başınıza neler gelebileceğinden haberdar olun. Yerel olağanüstü durum eylem planlarına vakıf olun.
6. Birlikte bulunduğunuz insanların sel tahliye yollarını ve nerede sığınak bulunabileceğini öğrenin. Tahliye için hazırlıklı olun.
7. Yakındaki çaylar ve bentlere göre mülkünüzün yüksekliğini bilin böylece sel yükselmeleri beklendiğinde evinizin ve mülkünüzün etkilenip etkilenmeyeceğini bilirsiniz.
8. Sel sigortası kapsamını görüşmek üzere sigorta ajansınız veya yerel yönetim ile temas kurun. Normal olarak ev sahiplerine sigorta poliçelerinde sel kayıpları kapsam dışındadır. Sel sigortası bazı yerleşim birimlerinde Ulusal Sel Sigorta Programı çerçevesinde geçerlidir. Biran önce kapsama dahil olun.


KUVVETLİ YAĞMUR SIRASINDA VE SONRASINDA YAPILACAK ŞEYLER


1. Kuvvetli yağmurda, özellikle seylapa karşı uyanık olun. Eğer herhangi bir seylap olasılığı sezerseniz, hemen daha emin bir yere gidin. Yer değiştirmek için talimat beklemeyin.
2. Yerel yönetiminiz ve olağanüstü durum yöneticileri tarafından radyo ve .TV de verilebilecek bilgi ve talimatları dinleyin.
3. Kum torbalarını ve diğer koruyucu malzemeyi sel derinliğine bağlı olarak yerlerine koyun. Suyu bodrum yada zemin katından uzak tutmak için evinizin dış cephe duvarları çevresine kum torbaları yığmayın. Sel sularının evinize ulaşmasını önlemek için, kum torbalarını dış duvarlardan uzağa koyun.
4. Eğer bulunduğunuz yeri tahliye etmeniz bildirildi ise:
Terk etmeden önce evinizin güvenliğini sağlayın. Eğer zamanınız varsa ve yerel yetkililerden diğer talimatlar alınmadıysa, çöp kovaları bahçe teçhizatı ve döşemesi gibi açık havada kullanılan eşyayı içeriye alın yada güvenli bir biçimde bağlayın. Temel gereksinim maddelerini ve döşemeyi evinizin üst katlarına taşıyın; kapı ve pencereleri kilitleyin. Selle kaplı yollar tarafından mahsur kalmaktan kaçınmak için evinizi yeterince erken terk edin. Sellerle sürüklenmiş yollar ve köprülerden ve sel suları tarafından süpürülmüş yada kaplanmış olabilecek çaylara paralel pek çok yol ve diğer akıntı kanallarından haberdar olun. Evi tahliye ettiğinizi bildirir bir notu yetkilinin bulabileceği bir yere bırakın.


SELDEN SONRA YAPILACAK ŞEYLER


1. Yapabileceğiniz yetkililer tarafından söylenmedikçe,afet bölgesine uğramayın.
2. Sel sigortanız varsa, kayıplarınız olduğunu sigorta ajansınıza bildirin.
3. Tıbbi bakımın ve yerleşim, yiyecek ve giyecek ile diğer şeyler gibi yardımın bulunabileceği yerler hakkında verilebilecek bilgi ve talimatlar için radyo ve TV de arama yapın.
4. Sel suları birinci katın üzerinde ise evinize girmeyin; binanın girilmeye güvenceli olup olmadığını bilemezsiniz.
5. Binaları kontrol etmek için pilli fenerler veya el fenerleri kullanın. Ancak binada gaz sızıntısı olduğunu düşünüyorsanız, herhangi bir türde ışık kullanmayın. Işığın kendisi bir patlamanın tetiği olabilir!!!
6. Sel kapıların şişerek sıkışmasına yol açmış olabilir. Şişen kapılar, biriken çamur yada tümsekleşmiş döşeme nedeniyle giriş zorlaştırdığında bir pencere veya diğer açık yerden girmeye çalışın.
7. Herhangi bir suyu kullanmadan önce yerel sivil savunma veya olağanüstü durum yönetimiyle mutabık olun. Su kaynakları sel nedeniyle kirlenmiş olabilir.
8. Sel sularının temas ettiği yiyecekleri tüketmeyin.
9. Islak yerlerde elektrikli teçhizatı kullanmayın.
10. Gaz şirketlerinden evinizi sızıntıya karşı kontrol etmelerini ve sonra gaz pompalamalarını isteyin.
11. Bodrum/ zemin katınız sel suyu ile doluysa derece derece pompalayarak (ortalama günde 1/3 miktarda su) boşaltın, böylece hasarın önüne geçebilirsiniz. Çevredeki toprak hala su altındayken bodrum/zemin katındaki su pompalanırsa duvarlar çökebilir ve döşeme eğrilip bükülebilir.
12. Bozulmuş yardımcı hatları yetkililere bildirin.
13. Önceden sel ile kaplı alanlarda zehirli yılanlara karşı dikkatli olun.





DEPREM NEDİR ? NASIL MEYDANA GELİR




Deprem, yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yer değiştirme hareketinin neden olduğu karmaşık, elastik dalga hareketleridir. Bu yer değiştirme, depremin büyüklüğü ile doğru orantılı olup özellikle sığ depremlerde belli bir büyüklükten sonra faylanma ile ilgili kırıklar yeryüzünde de görülmektedir. (Faylanma teorilerinin anlatımı daha sonra burada anlatılacaktır.)



Depremlerin önemli bir bölümü yeryüzünden yaklaşık 12 km derinliklere kadar uzanan elastik kısımda üst kabuk içinde meydana gelmektedir. Bu derinlikten daha derinlerde sıcaklık 400°C 'nin üzerinde olduğu için yer değiştirme hareketi depremsiz, krip denilen yavaş plastik şekil değiştirme enerjisi şeklinde yutulur. Buna karşılık elastik üst kısımda ise her yıl birkaç cm'lik yer değiştirme yüzyıllarca birikerek birkaç metre birden büyük bir kırılma oluşmaktadır. Depremlerin, bu elastik alan sınırında meydana geldiği sanılmaktadır.


DEPREM DALGALARI


Depremi oluşturan faylanma ile birlikte odaktan çeşitli türde sismik dalgalar yayılır. Bunlar boyuna dalgalar (P dalgası), enine dalgalar (S dalgası), Yüzey dalgaları(Love ve Rayleigh dalgaları) dır. S dalgası olarak adlandırılan enine dalgalar, yayılma doğrultusuna dik yönde parçacık hareketine yol açarlar ve yapılarda meydana gelen hasarın sebebi S dalgalarıdır. Depremler "sismograf "adı verilen aletler tarafından kaydedilirler. Sismograflar yer hareketini 1 milyon defa büyütebilirler. Sismografa önce P dalgaları, sonra S dalgaları, en son olarak ta yüzey dalgaları ulaşır.


DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ (Magnitude) (M)


Sismograflarda izlenen deprem kayıtlarının genliklerinden hesaplanan "büyüklük" adı verilen bir ölçek geliştirilmiştir (C.Richter , 1935). Bu ölçeğin yararı, bu ölçeğin yararı depremin ölçüsünü gözlemlerimizden ve hasar durumundan bağımsız olarak saptayabilmesidir. Richter Ölçeği, logaritmik bir ölçektir. Richter Ölçeğinin büyüklüğü "M" olarak tariflenir.


DEPREM ŞİDDETİ (intensity) (I)



Çok çeşitli deprem şiddet ölçekleri vardır. Bunlar,


Rossi-Forel (RF), Mecalli-Sieberg (MS), Omori-Cancani (OC), Mercalli-Cancani (MC),Japon (JM), Medvedev-Sponheur-Karnik (MSK) ve en çok kullanılan Değiştirilmiş Mercalli (Modified Mercalli ) (MM) kullanılmaktadır. MM ölçeği 12 şiddet grubuna ayrılmıştır.


Şiddet 1 : İnsanlar tarafından hissedilmez. Ancak duyarlı sismograflar tarafından kaydedilir.


Şiddet 2 : Sadece oturan,yatan ve özellikle binaların üst katlarında bulunan insanlar tarafından hissedilir.


Şiddet 3: Yapıların içinde (özellikle üst katlarda) bulunan kişiler tarafından hissedilir. Asılı cisimler hafif sallanır, birçok kişi deprem olduğunu anlayamaz.


Şiddet 4 : Gündüzleri yapıların içinde bulunan birçok kişi tarafından duyulur. Büyük bir kamyon geçiyormuş gibi algılanabilir. Asılı cisimler,tabaklar,kapılar sallanır. Duran araçlar sarsılır.


Şiddet 5 : Hemen herkes tarafından duyulur. Uykudan uyandırır. Yönü izlenebilir. Mutfak eşyaları ve pencereler kırılabilir. Sıvalar çatlayabilir ve düşebilir. Kararlı olmayan eşyalar devrilebilir. Kötü yapılmış bacalar ve bahçe duvarları yıkılabilir.


Şiddet 6 : Herkes tarafından duyulur ve birçok kişi korkarak dışarı kaçar. Yürümek zorlaşır, pencere camları,tabaklar,cam eşyalar, avizeler kırılabilir. Ağır eşyaların bir bölümü yerinden oynar. Kitaplar raflardan düşer. Sıvalar ve D türü yapılarda çatlaklar oluşur, bacaların düştüğü görülür. Ağaçlar ve çalılar hışırdar.


Şiddet 7 : Ayakta durmak zorlaşır. Herkes dışarı kaçar. Panik havası olur. Asılı cisimler düşer, eşyalar hasar görür. D türü yapılarda önemli çatlaklar ve hasarlar oluşur. Zayıf tutturulmuş bacalar yıkılır. Sıva, zayıf tutturulmuş tuğla, taş,fayans,korniş,parapet, yapı dekorasyon malzemeleri düşer. C türü yapılarda çatlaklar oluşur. Havuzlarda dalgalanma, su birikintilerinde çamurlanma, kum ve çamur birikintilerinde küçük kaymalar oluşur. Beton kanallar hasar görür.


Şiddet 8 : Araba sürmek çok zorlaşır. D türü yapılar yıkılır. C türü yapılarda ağır hasar ve kısmen yıkılma, B türü yapılarda az hasar, A türü yapılarda hasar olmaz. Zayıf duvarlar yıkılır. Heykeller, kuleler, bacalar, yığılmış malzemeler, yüksekte duran su depoları yıkılır. Temeli zayıf binalar yıkılır. Ağaç dalları kırılır, ağır eşyalar ters döner. Su kaynaklarının debisi ve sıcaklığı değişir. Arazide kum fışkırmaları (sıvılaşma), çatlaklar ve faylar (kırıklar) oluşur. Kayalar düşer, heyelanlar olabilir.



Şiddet 9 : Genel bir panik olur. D ve C türü yapıların tümü yıkılır. B türü yapılar büyük hasara uğrar. Birçok yapının temeli yerinden oynar. Yeryüzünde büyük yanık ve çatlaklar oluşur. Yeraltındaki borular kopar, kumlu zeminlerde sıvılaşma olur.


Şiddet 10 : D,C ve B türü yapıların tümü yıkılır. A türü yapılarda ağır hasar oluşur. Barajlar ve bentler ağır hasara uğrar. Yeryüzünde büyük çatlaklar ortaya çıkar. Demiryolları bükülür. Irmak kıyılarında ve dik yamaçlarda heyelan ve toprak kayması olur. Kum ve çamur akmaları (sıvılaşma) görülür.


Şiddet 11 : Çok az yapı ayakta kalabilir. Köprüler yıkılır. Yeryüzünde çok büyük çatlaklar ve yarıklar oluşur. Yer altı boruları ve alt yapı tamamen yıkılır. Demiryolları kopar, toprak kaymaları ve yığılmaları oluşur.


Şiddet 12 : Yeryüzündeki bütün yapılar yerle bir olur. Deprem bölgesinde yeryüzü biçimi değişir. Cisimler havaya fırlar, yer yüzeyinde deprem dalgalarının ilerleyişi görülür. Ufuk ve yataylık kavramı kaybolur. Kıyamet bu olsa gerek.


Dünyada kaydedilen en şiddetli deprem Sili yakınlarında 9.6 Richter ölçeğindedir...



Saygılar...


Sponsorlu Bağlantılar




= ) = ) = ) = ) = ) = ) = ) = )= ) = ) = ) = )= ) = ) = ) = )

-
- Hortum,Tsunami,Sel ve Deprem' lerin Meydana Geliş Nedenleri...!
No_Fear_S
Platin Üye [%15]
***

İtibarı : 64
Offline

Mesaj Sayısı: 189


.....!















« Yanıtla #1 : Kasım 18, 2008, 10:43:17 ÖÖ »
Quote


bnları saten derslerde görüyorz ama hortum çok dikketimi çeklti..........tşkler..................;)



H@k@n-H@nd£
ramos34
Uzman Üye [%22]
****

İtibarı : 468
Offline

Mesaj Sayısı: 537


DağLar oNumDé éğiLirKéN KaYaLaRa YaLVArMamm















« Yanıtla #2 : Aralık 06, 2008, 03:37:45 ÖS »
Quote


paylaşım için teş.
 bence neden aramak boş Allah insanlara bazen sıkıntılar veriyor imtihan için depremin neden meydana geldiği hala tam olarak açıklanamadı şimdilik fay palavraları atıyolar Wink



yoq bir sitemim,hayatta herşey kısmet..!
ToXicitY
Master Üye [%28]
*****

İtibarı : 868
Offline

Mesaj Sayısı: 1,584


TeknikPortakaL















« Yanıtla #3 : Aralık 06, 2008, 04:13:06 ÖS »
Quote


paylaşım için teş.
 bence neden aramak boş Allah insanlara bazen sıkıntılar veriyor imtihan için depremin neden meydana geldiği hala tam olarak açıklanamadı şimdilik fay palavraları atıyolar Wink

deişik bi bakış açısı olabilebilir :-D




= ) = ) = ) = ) = ) = ) = ) = )= ) = ) = ) = )= ) = ) = ) = )

-
cihangir
Têknîk Üye [%30]
******

İtibarı : 6811
Offline

Mesaj Sayısı: 3,974















« Yanıtla #4 : Temmuz 01, 2010, 11:45:37 ÖÖ »
Quote


Güzel ve çok işe yarayabilecek bilgiler. teşekkürler.    ;)  +1 Benden :)


Sayfa: [1] |   Yukarı git
  Yanıtla  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

+ Hızlı Cevap
Hızlı cevap'ı kullanarak hemen mesaj gönderebilirsin. Gülümseme ve kod kullanabilirsiniz.



Hosting Hizmetleri