sadakat
Altın Üye [% 10]
 
İtibarı : 10
Offline
Mesaj Sayısı: 59
|
 |
« : Ağustos 20, 2007, 09:05:39 ÖÖ » |
|
arkadaşlar lütfen sonuna kadar okuyun kesinlikle pişman olmazsınız.
Noksanım, eksiğim, muhtacım, işsiz kaldığım günler oldu, aç kaldığım anlar oldu, utandığım zamanlar, horladığım mekanlar oldu. Belki bu yazıyı tamamlayamadan belki yarın, öbür gün ama mutlaka bir gün dört (4) omuza, beyaz beze bürünüp kabre konacağım. İşte en muhtaç olduğum gün o gündür. Orada ihtimaller bitmiş, ömürler tükenmiş servet ve sevgililer çekip gitmiştir. Noksanım, eksiğim, muhtacım, kapıların suratıma çarpıldığını, yüzüme nefretle bakıldığını, insanların benden sıkıldığını ev sahipliğinden bıkıldığını hatırladım. Ne yaparım çorbamı pişirmez, gömleğimi yıkamazsa karım, ne yaparım ihtiyarlayınca bana göz çevirirse çocuklarım. Noksanım, eksiğim, muhtacım ama en muhtaç olduğum gün kabre konduğum gündür. Orada bedenimin bir başına toprağa dalmış malım mülküm, çoluk çocuğum geride kalmış yanım sıra yalnızca emellerim gelmiştir. Noksanım, eksiğim, muhtacım, amirdim dürüst ve güvenilir memura muhtaç oldum. Memurdum amire muhtaç oldum, yoksul düştüm zengine muhtaç oldum, servetim oldu istifade edebilmek için zaman zemin ve sağlığa muhtaç oldum. Aç oldum doydum doktora muhtaç oldum. Alırken ayağa, verirken duaya muhtaç oldum, muhtaçlığım bitmedi, hala eksiğim, hala noksanım, hala muhtacım ama en muhtaç olduğum gün, en muhtaç olduğum an kabre konulduğum andır. Gayrisi hikayedir. Gayrisi yalandır. Gayrisi bir ömür bile sürse aslında bir andır. Noksanım, eksiğim, muhtacım, bülbül güle, ifadem dile, sağ elim sol ele muhtaç alnım secdeye, kıyamım doğrulabilen bele muhtaç, mektubum pula, ayaklarım yola, çiçeğim dala, nefsim mala muhtaç. Bir bardak suya hasret kaldığım korkulu düşlere, uykumu böldüğüm ayıbım ortaya çıkıverir diye yaşarken öldüğüm aklımı oynatıp acınası halime güldüğüm günlerim oldu. Hep eksiktim, hep muhtaçtım, ille de en muhtaç olduğum gün kara toprağa gömüldüğüm gündür. Evet noksanım, eksiğim, muhtacım yoğun bakımlarda kaldığım, bir merdiven inmediğim, bir yanıma dönemediğim, bir dostuma güvenemediğim günler oldu. O günlerimin bile mumla aranacağı gün kabre konacağım gündür. Noksanım, eksiğim, muhtacım, bir lokma peşinde edildim, kimi yerlerden ihraç edildim. Riyakar insanlara bile muhtaç edildim. Evet eksiğim, evet noksanım, evet muhtacım fakat en muhtaç olduğum an kabre konduğum andır. Çünkü orada, ihtimaller bitmiş, ümitler yitmiş, servetim ve sevgililerim alıp başını gitmiştir. Öyle diyor Ebuzer Ğıfari (r.a.). en garip ve muhtaç olduğum gün kabre konduğum gündür. Ey nefsim hazırmısın.
arkadaşlar değerli yorumlarınızı eklemeyi unutmayın.
|